|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
BÜYÜKLERE MUHABBET
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, velîler incisiydi,
O, ikinci bin yılın
yenileyicisiydi.
Bir gün, "Hân-ı Hânân"a
bir mektup yazıp bizzât,
Kendisine, şöylece etti
öğüt nasîhat:
(Bu dünyâ, tamâmiyle
alçalsın gözünüzde.
Öyle ki, hiç sevgisi
kalmasın gönlünüzde.
Çünkü "Dünyâ",
alçaktır vefâsızdır ve
fânî.
Zevkleri sahte olup,
çıkarlar elden ânî.
"Âhiret"in o
sonsuz güzellikleri ise,
Güzel, şirin gözüksün
hep gönül gözünüze.
Çünkü yoktur orada
çirkinlik, fenâ şey hiç.
Yalnız vardır orada,
sonsuz huzûr ve sevinç.
Cennet nîmetlerinden,
râzıdır Hak teâlâ.
Bu, bütün nîmetlerden
üstündür kat kat daha.
"Dünyâ"nın
çirkinliği, anlaşılmaz
ise tam,
Kurtuluş kolay olmaz ona
düşkün olmaktan.
Ona düşkünlükten de,
olunmazsa tam halâs,
Âhiret'te, azaptan
kurtuluş mümkün olmaz.
Ve hem de, halâs olmak
bir şeyin zararından,
“Tersini yapmak”
ile, mümkün olacağından,
Atmak için gönülden bu
dünyâ sevgisini,
Yapmalı tersi olan
“Âhiret işleri”ni.
Dünyâ ise, dört şeydir,
biri, "Oyun, eğlence".
İkincisi, "Zînet"
ve "Süslenmek"tir gün
gece.
Üçüncüsü, “Tefâhür”,
yâni hep "Övünmek"tir.
Bir de, "Malı, evlâdı
ziyâde eylemek"tir.
İnsan, eğer kılarsa beş
vakit günde namâz,
Oyun ve eğlenceye, fazla
vakit bulamaz.
Erkekler, “İpek”
giymez, kullanmazsa “Altın”ı,
Çok azaltmış olurlar,
zînetin zararını.
Şerefli olmanın da, Hak
teâlâ indinde,
“Takvâ ile”
olduğu iyi bilindiğinde,
İnsan, “Dünyâlık”
ile övünemez hiç artık.
Bilir ki, övünmeye hiç
değmez bu dünyâlık.
Malın, mülkün, evlâdın
artması ise yine,
Mâni olacağından "âhiret
işleri"ne,
Bunları çoğaltmayı
düşünmez, ayıp sayar.
Bilir ki, iyiliğe
mânidir hepsi bunlar.)
Başkasına mektupta,
buyurdu ki yine hem:
("Evliyâya muhabbet”
çok lâzımdır ve elzem.
Onlara sevginizi
arttırsın cenâbı Hak.
Çünkü bu muhabbete
bağlıdır her şey ancak.
Onlara çoğaldıkça sevgi
ve muhabbeti,
Daha çok kolaylaşır,
islâma tâbiyyeti.
İnsanın, Rabbi ile
olması her an için,
Yine bu sevgisiyle
ilgilidir kişinin.
Dünyâ'da, dert sıkıntı
var ise her ne kadar,
Hepsini, bir kimsenin
kalbine doldursalar,
Bu "Muhabbet" var
ise, hiç dert
yapmamalıdır.
Bu sevgisi oldukça,
ümîtli olmalıdır.
Eğer kalbe, dağ gibi
halleri yağdırsalar,
Ve lâkin bu "Muhabbet"
azalırsa kıl kadar,
Bu hallerin hepsini, “İstidrâc”
bilmelidir.
Çünkü maksat bu değil,
onların sevgisidir.) |