|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
KÖTÜ DİN ADAMLARI
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, evliyânın baş tâcı.
Ona, kalplerimizin çok
vardır ihtiyâcı.
Her sözü, hasta olan
kalplere bir devâdır.
Yine bir mektûbunda
şöyle buyurmaktadır:
(Nasîhatlerin özü, şudur
ki en evvelâ,
Birlikte bulunmaktır “Allah
adamları”yla.
Çünkü bu büyüklerin
bildirdikleri gibi,
“Îmân”
edinmedikçe, her şey "Boş"tur
tabii.
Dînin bekçisi olan bu
büyük âlimlerin,
Yolunda yürüyenler,
azaptan olur emîn.
Çünkü onların yolu, “Ehli
sünnet” yoludur.
Sağa, sola sapmıyan,
orta ve doğru yoldur.
Bundan, “Kıl ucu”
kadar ayrılık olsa
biraz,
Âhiret'te, azaptan
kurtuluş mümkün olmaz.
Bu yoldan, zerre kadar
ayrılmışsa bir kimse,
Onunla arkadaşlık,
zararlıdır herkese.
Böyle bir kimse ile
arkadaşlık etmeyi,
“Öldürücü zehir”den,
daha fecî bilmeli.
Onların sohbetini, hiç
dinlememelidir.
“Yılan sokması”
gibi, zararlı
bilmelidir.
Gâyesi "Dünyâ"
olan din adamlarından
da,
Sakınıp, durmamalı az
bile yanlarında.
Çünkü onlar, dünyâ'yı
ederler dîne âlet.
Onlara aldananlar, helâk
olur nihâyet.
Gönül ehli birisi, gördü
bir gün "Şeytan"ı.
Baktı ki oturuyor, boş
geçiyor zamanı.
Sordu ki: “Niçin böyle
bomboş oturuyorsun?
Herkesi aldatmaya gayret
sarfetmiyorsun?”
Dedi ki: “Bu zamanın,
kötü din adamları,
Yoldan çıkarıyorlar
zâten bu insanları.
Onlar, benim işimi çok
güzel yapıyorlar.
Hattâ bana yapacak bir
iş bırakmıyorlar.”
Hakîkî bir müslümân,
düşünür hep dînini.
“İslâma hizmet”
için, fedâ eder kendini.
Hattâ hizmet ederken
Allahın kullarına,
Kendi menfaatini,
getirmez hatırına.
Dışarıdan bakanlar, onu
“Akılsız” bilir.
Zîrâ “Maksat sâhibi,
sanki deli gibidir.”
Nitekim Resûlullah
buyurdu: “Bir
kimsenin,
Îmânı tamam olmaz, deli
denilmeksizin.”
Hak teâlâ her kimi,
Allahın kullarına,
Hizmette kullanırsa,
müjdeler olsun ona.
Bu dünyâ, âhiret'in
tarlasıdır evlâdım.
Burada, tohumları
yemeyip, ekmek lâzım.
Böylece “Bir”
tâneden, “Yediyüz”
tâne almak,
Mümkünken, ne fenâdır
bunu elden kaçırmak.
Kardeşin kardeşinden,
ananın evlâdından,
Kaçtığı o gün için bir
hazırlık yapmıyan,
Dünyâ ve âhiret'te zarar
ve ziyândadır.
Muhakkak pişmân olup,
âkıbeti hüsrândır.
Aklı olan bir kimse,
fırsat bilir bu ânı.
Oraya hazırlıkla geçirir
her zamanı.
Bu kısacık zamanda,
faydalı tohum eker.
Bir tâneden, sayısız
meyveler elde eder. |