|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
YANLIŞ YAPIYORSUNUZ
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, çok büyük bir
velîdir.
Onun feyiz ve nûru,
dünyâ'yı etti tenvîr.
Kendi kardeşlerine,
mektûbunda yazdı ki:
(Yanlış yapıyorsunuz
kardeşim ne yazık ki.
Öyle bereketli ki
buradaki "Sohbet"ler,
Bütün dünyâ gezilse,
yine zor ele geçer.
Zîrâ bir çok insanlar,
demeyip uzak yakın,
Bu fakîrin yanına
gelirler akın akın.
Dünyâ kazançlarını,
atarak bir kenara,
"Feyze kavuşmak"
için koşarlar buralara.
Siz ise, kardeşliğin,
bilmeyip kıymetini,
Elden kaçırırsınız bu "Sohbet"
nîmetini.
"Dünyâ"nın
alçaklığı, belli iken,
siz yine,
Dalmak istiyorsunuz
dünyâ nîmetlerine.
Halbuki Resûlullah,
şöyle buyurmaktadır:
"Elbette hayâ etmek,
îmândan bir parçadır."
Kıymetli cevherleri,
çocuk gibi şimdi siz,
Cam parçaları ile,
cevizle değiştiniz.
Tatlı, yağlı yemekler,
süslü, şık elbiseler,
Doğruyu görmenize size
hep perdedirler.
Bunlara düşkünlüğün
sonu, pişmân olmaktır.
Ve her iki cihânda,
zarara uğramaktır.
Eşin dostun gönlünü
yapmak için, bir kimse,
Kendini, sonsuz olan
azâba atar ise,
Akıllı olmadığı
anlaşılır mâlesef,
Zîrâ akıllı insan,
kendini etmez telef.
Ey kardeşim bu "Dünyâ",
vefâsız ve fânîdir.
Ve böyle olduğuna, her
müslümân kânîdir.
Dilde dolaşmaktadır onun
vefâsızlığı.
Aklı olan, "Ölüm"e
yapar hep hazırlığı.
Yine siz bilirsiniz,
bizden, bir işârettir.
Habercinin görevi,
yalnız haber vermektir.)
Yine bir başkasına
buyurdu: (Ey oğlumuz!
İki temel üstüne
kurulmuştur yolumuz.
Birincisi, "İslâmın
her emrine uymak"tır.
Bir müstehabı bile,
elden kaçırmamaktır.
İkincisi,
"İslâmı öğreten
rehberini,
Sevip, cânü gönülden
yapmaktır her emrini."
İslâma tam riâyet ve
üstâda muhabbet.
Bu iki temel esas var
ise kimde şâyet,
Ele geçmiş demektir
ebedî rahat, huzûr.
Birisi gevşek olsa, buna
zor kavuşulur.
Bu güne kadar olan
kabâhatler için de,
Allaha yalvarınız, göz
yaşları içinde.
Ağlayıp sızlıyarak, Ona
yalvarırsanız,
İnşallah affedilir,
bütün kusurlarınız.
Ey kardeşim, kalplerin
bu mânevî illeti,
Yapmayı güçleştirir
dîni, islâmiyyeti.
Nasıl beden hastayken,
zor gelirse ibâdet,
Kalbin hastalığı da,
güçleştirir be gâyet.
Nitekim buyurdu ki
Kur'ânda cenâbı Hak:
"Sâdece mü'minlere zor
gelmez namâz kılmak."
Yoksa, islâmiyyetin her
emri de kolaydır.
Eğer zor geliyorsa,
kalpte hastalık vardır.) |