|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
ÎMÂN, MUMA BENZER
Âlimler buyurur ki:
Îmân, bir "Mum"a
benzer.
Ameller, etrâfında bir "Fener"
gibidirler.
Nasıl çabuk sönerse,
mum, feneri olmadan,
"Îmân" da,
gidebilir ibâdet
yapılmadan.
"Din", Allah
tarafından gönderilen
bir yoldur.
Ebedî seâdeti sağlıyan
yalnız odur.
Din diye, insanların
uydurduğu ne varsa,
Hepsi de "dinsizlik" ve
"kâfirlik"tir bilhassa.
Hak teâlâ, kullara, "Bin
sene" ara ile,
Yeni din göndermiştir
bir peygamberi ile
"Âdem Nebî"den
beri, Allahın
gönderdiği,
Bu "Resûller", kullara
yaptılar bu teblîği.
Her "Yüz sene"de
ise, bir "Nebî"
göndermiştir.
Onlarla da, dinleri
takviye eylemiştir.
Her kim îmân edip de,
yapacağı her işi,
İslâma uydurursa, "Müslümân"dır
o kişi.
Kim de, islâmiyyeti,
nefsânî arzulara,
Uydurmak ister ise, "Kâfir"
denir onlara.
Her din, kendinden önce
her ne ki din gelmiştir,
Onları nesh eylemiş,
yâni değiştirmiştir.
Bizim dînimiz ise,
kendinden önce gelen,
Dinleri, kendisinde
toplamıştır kâmilen.
Hiç değişmiyecektir
kıyâmet gününe dek.
Hak teâlâ, bu dinden
râzıdır şimdi bir tek.
Bu dînin emrettiği
farzları yapanlara,
Ve Allahtan korkarak,
haramdan kaçanlara,
Rabbimiz, âhiret'te
iyilik verecektir.
Yâni bu müslümânlar,
kazanır sevap, ecir.
Her kim farzı yapmayıp,
haram etse irtikâb,
Onlara, âhiret'te vardır
acı bir azap.
Îmânı olmıyanın,
farzları kabûl olmaz.
Yâni ibâdetlerden, hiç
sevap kazanamaz.
Farzları yapmıyan da,
sünneti yapsa eğer,
Hak teâlâ indinde olmaz
yine mûteber.
Mubahlar, iyi niyet,
güzel düşünce ile,
İşlendiği takdirde,
sevap alır o kimse.
Eğer kötü niyetle
işlenirse bir mubah,
Hak teâlâ indinde, olur
hatâ ve günâh.
Farz yaparken, arada,
kötü niyet olsa az,
Borç ödenir ise de, hiç
sevap kazanılmaz.
Haram işliyenlerin,
sünnetleri, farzları,
Sahih olur ise de, olmaz
hiç sevapları.
Haramlar, mubah olmaz
aslâ iyi niyetle.
Özürsüz işlenirse, günâh
olur elbette.
Kim haram işlemezse sırf
Allahtan korkarak,
Ona, çok sevap ecir
bahşeder cenâbı Hak.
Lâkin başka sebeple eder
ise ictinâb,
Sırf günâhtan kurtulup,
kazanamaz hiç sevap.
Haram işliyen biri, dese
ki:
(Kalbim temiz.
Sen benim kalbime bak,
kalbe bakar Rabbimiz.)
Onun böyle demesi,
boştur, fâidesizdir.
Hattâ müslümânlıkla
istihzâ eylemektir
Zîrâ bir müslümânın
kalbinin temizliği,
"İslâma uyması"yla
anlaşılır tabii. |