|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
DÜNYÂYI TERK ETMEK
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, büyük âlim, evliyâ.
Onun gelmesi ile, nûrla
doldu bu dünyâ.
Bir kimseye yazdığı
mektupta buyurdu ki:
"İslâma tam uymak"la
insan olur müttakî.
Hem islâma uymalı, hem
hizmet etmelidir.
Zîrâ insan, "islâma
hizmet" ile yükselir.
Büyükler buyurur ki:
"İnsan, deli dîvâne,
Olmadıkça, tam mü'min
olamaz hâlisâne."
"Dîvâne olmak"
demek, şudur ki ey
evlâdım!
Dînin yayılmasına son
güçle eder yardım.
Hattâ öyle olur ki,
unutur kendisini.
Getirmez hatırına kendi
fâidesini.
Her ne olursa olsun,
olmıyan da olmasın.
Yeter ki, islâm dîni
zarara uğramasın.
"İslâmiyyet",
Allahın bize
emirleridir.
Onun ve Resûlünün
beğendiği şeylerdir.
Nasıl islâm ve küfür zıt
ise birbirine,
"Âhiret" de, "Dünyâ"nın
tersidir böyle yine.
Âhiret'i
kazanmak isterse insan
eğer,
Vermemeli dünyâ'ya,
fazla kıymet ve değer.
"Dünyâ" demek,
Allahın sevmediği
şeylerdir.
Yâni yasak ettiği günâh,
çirkin işlerdir.
Dünyâ'yı terk etmekle,
kazanılır âhiret.
Lâkin iki şekilde, ele
geçer bu devlet.
Birincisi şudur ki,
"Haramlarla birlikte,
Bütün mubâhları da terk
etmektir her işte.
Yalnız yaşamak için,
zarûrî miktarını,
Kullanıp, bırakmaktır
ondan fazlalarını."
İkinci derecesi, "Yalnız
günâh ve haram,
Şeyleri terk etmeye
göstermektir ihtimâm.
Haram ve günâhları terk
etmekle berâber,
Mubâh olan şeyleri
işlemektir bu sefer."
"Dünyâ"yı, bu
şekilde terk etmek de,
aslında,
Yine de çok kıymetli
sayılır bu zamanda.
"Gökler, Arş'a nazaran
aşağı olsa bile,
Yine de çok yüksektir,
toprağa nisbet ile."
İnsan, birincisine
olmasa da muvaffak,
Dünyâ'yı, bu şekilde
terk etmeli muhakkak.
Çünkü cenâbı Hakkın "haram"
kıldığı işler,
Az olmasına rağmen, pek
çoktur "mubâh"
şeyler.
Hem dahî mubâhlarda olan
lezzet, menfaat,
Haramlarda olandan,
ziyâdedir kat be kat.
Mubah kullananları,
sever hem Hak teâlâ.
Haram işliyenleri, hiç
sevmez fakat Mevlâ.
Aklı olan bir kimse,
geçici bir zevk için,
Rabbini gücendirmez,
esâsı budur işin.
Sonra, haram edilen
şeyleri, cenâbı Hak,
Zararlı olduğundan,
kıldı haram ve yasak.
"İçki" aklı
giderir, "Kumar"la
söner ocak.
Bunları işliyenler,
kendine yapar ancak.
Yalan, gıybet, iftirâ,
söz taşımak, sû-i zan,
Bunların zararı da,
yapanadır her zaman.
Haram ile günâhlar
işlenirse hülâsa,
Olur işliyenlere
nedâmet, gam ve tasa.) |