ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

KURTULUŞUN ÇÂRESİ

 

"İmâm-ı Rabbânî" ki, çok büyük evliyâ zât.

Bir gence mektup yazıp, şöyle etti nasîhat:

 

(Annenin yavrusuna karşı yaptığı gibi,

Daha, ne güne kadar seveceksin kendini?

 

Ve ne kadar, nefsine böyle titriyeceksin?

Halbuki pek yakında, belki de öleceksin.

 

O halde, kendini ve herkesi "ölmüş" addet.

Hiç duymaz, kımıldamaz, taş gibi cansız farzet.

 

Zîrâ Zümer sûresi, otuzuncu âyeti,

Bildiriyor Kur'ânda bize bu hakîkati.

 

Hak teâlâ, meâlen buyurur bu âyette:

"Sen ve onlar, gün gelir ölürsünüz elbette."

 

Bu kısacık zamanda, yapacak tek iş vardır.

O da, kalbi, bu dertten uğraşıp kurtarmaktır.

 

Yâni tam yaşıyarak dîni, islâmiyyeti,

Tedâvî etmelidir bu mânevî illeti.

 

Bu derdin ilâcını öğrenip, tatbik etmek,

İnsan için, en mühim vazîfe olsa gerek.

 

Allahtan başkasına düşkün olan gönülden,

Hiç hayır umulur mu, artık gitmiş o elden.

 

"Dünyâ"ya eğilmişse bir kulun kalbi eğer,

Ondan, nefs-i emmâre iyidir ve mûteber.

 

"Kalbin selâmeti"ni isterler hep orada.

Kurtulmuş olmasını ararlar ruhların da.

 

Biz ise, rûhumuzu dünyâ'ya bağlıyacak,

Sebepler aramakla uğraşmaktayız ancak.

 

Çok yazıklar olsun ki, şu bozuk hâlimize,

Doğru söz ve nasîhat girmiyor kalbimize.

 

Dünyâ'nın malı mülkü, fânîdir, elde kalmaz.

Ne kadar mal olsa da, yine murâd alınmaz.

 

"Varlığa olma mağrûr, deme var mı ben gibi?

Bir muhâlif yel eser, savurur harman gibi."

 

Yine o buyurdu ki: (Ey oğlum, bizler kuluz.

Ve yalnız Rabbimize kulluk ile memuruz.

 

Ona karşı aşağı, küçüklük düşüncesi,

İçinde bulunmaktır kulluğun da simgesi.

 

Kulluk vazîfesini yaparken gece gündüz,

Dînin sınırlarını etmemeli tecâvüz.

 

Hattâ iyi işleri yaparken gündüz gece,

Düzeltmek lâzım gelir, niyetleri ilk önce.

 

"Dünyâ"ya düşkünlükten kurtarmalı kalpleri.

Ve islâma muvâfık yapmalı amelleri.

 

Bu ahkâma tam teslim olursa her uzvumuz,

O zaman âhiret'te, azaptan kurtuluruz.

 

Günâhımıza bakıp, bunun endîşesinden,

Korkmalıyız Allahın azap edeceğinden.

 

İbâdetler, ne kadar olsa da iyi, hâlis,

Yine noksan, kusurlu görmelidir bilâkis.

 

"İslâma hizmet" için harcasak da ömrü hep,

Sırf bunu bilmemeli, kurtuluşa bir sebep.

 

Zîrâ fâcirler bile, yapabilir bu işi.

"İslâma tam uymak"la kurtulur ancak kişi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan