|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
BU
ÖMÜR, FIRSATTIR
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, velîler incisiydi.
İkinci bin yılın
yenileyicisiydi.
Bir mü'mine, mektupda
buyurdu: (Aman, sakın!
İyi bil kıymetini bu "gençlik
zamanı"nın.
Bu vakti, oyun ile ve
fuzûlî şeylerle,
Geçirme ki, sonunda
hiçbir şey geçmez ele.
Ceviz, kozalak gibi,
fâidesiz şeylerin,
Arkasında koşmakla,
geçerse bu gençliğin,
Sonunda pişmân olup, "Âh"
edersin elbette.
Ve çetin azaplara
düşersin âhiret'te.
Kıyâmette, azaptan
kurtulabilmek için,
Bu dînin sâhibine ittibâ
etmelisin.
Geçici lezzetlere, çabuk
biten zevklere,
Aldanma ki, bu şeyler
geçirmez bir şey ele.
Ömrünü, fâidesiz şeyler
ile geçirmek,
Akıllı olanlara yakışan
şey değil pek.
Şaşılacak tarafı şudur
ki asıl işin,
"Güzel"
görünmektedir gözlerine
bu "Çirkin".
Bütün vakitlerini, "Dünyâ"
için harcamak,
Sırf ahmak olanların
işidir hemen ancak.
Bu ömür fırsatının,
bilerek kıymetini,
"Allaha kulluk"
ile geçirmeli vaktini.
Asıl iş, Sâhibine itâat
eylemektir.
Habercinin görevi, ancak
haber vermektir.
İnsanların yaptığı, boş
dedikodulara,
Aldırıp da, kendini
sakın üzme onlara.
Halkın "Kötü"
bildiği bir kimse, "İyi"
ise,
Çok büyük seâdettir,
sevinmeli o kimse.
Fakat aksi olursa, bu,
çok tehlikelidir.
Halkın övmelerine, kulak
vermemelidir.)
Başkasına, mektupta
buyurdu ki: (Evlâdım!
Bize gönderdiğiniz
mektûbu bugün aldım.
Bu dünyâ işlerinin
bozukluğu, hiç size,
Sebep olmamalıdır aslâ
üzülmenize.
Zîrâ dünyâ işleri, hiç
üzülmeye değmez.
Çünkü Allah, "Dünyâ"ya
bir zerre değer vermez.
Dünyâ'da olan her şey,
geçecek, yok olacak.
Gönlünü bu fânîye, "Ahmaklar"
bağlar ancak.
Allahü teâlânın
beğendiği işlerin,
Arkasında koşmaya
bakmalı bunun için.
Gönlünü, bu dünyâ'ya
bağlıyan kişilerle,
Arkadaşlık etmekten,
pişmânlık geçer ele.
Onlarla görüşmekten, "Arslandan
kaçar" gibi,
Hattâ daha ziyâde kaçmak
îcâb eder ki,
Aslan, canını alır
sâdece insanların.
Bu da, faydasınadır
âhiret'te onların.
Dünyâ düşkünlerinin daha
çoktur zararı.
Çünkü "Sonsuz ölüm"e
sürükler insanları.
Onlarla konuşmaktan ve
onları sevmekten,
Şiddetle kaçmalıdır
arkadaşlık etmekten.
"Zengine, malı için
alçaklık gösterenin,
Gider üçte ikisi,
dîninin o kimsenin."
Bunu, Peygamberimiz
buyurmuştur hadîste.
Titiz davranmalıdır öyle
ise bu işte.
Bir mümin, bu belâya
yakalandıysa, artık,
Kurtuluş nerededir,
nerede müslümânlık?
Uygunsuz kimselerle çok
sıkı görüşmekten,
Bunları duyacak hal
kalmamış sizde hepten.
Bunun için bu kadar ağır
ve sıkı yazdım.
Çünkü hafif şeylerle,
uyanmazdın evlâdım.) |