|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
GÖNÜL HASTALIĞI
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, büyük bir evliyâdır.
Sözleri, hasta olan
gönüllere devâdır.
"Mektûbât"
kitâbında buyurur ki bu
velî:
(Bir gönül hasta ise,
onu iyi etmeli.
Zîrâ Allah, Kur'ânda
şöyle buyurmaktadır:
"Onların kalplerinde,
hastalık, maraz vardır."
Kalbin hastalığının,
şudur ki aslı yine:
"Tam inanmaması"dır
dînin emirlerine.
Kalbi, bu hastalığa
yakalanmış olanlar,
İbâdet yapsalar da, pek
sevap alamazlar.
Peygamber Efendimiz,
hadîsi şerîfinde,
Şöyle buyurmaktadır bu
mevzû üzerinde:
"Nice Kur'ânı kerîm
okuyanlar vardır ki,
Kur'ân, o kimselere
lânet eder ne var ki."
Yine şöyle buyurdu:
"Var ki çok oruç tutan,
Sâdece aç kalmaktır
kârları o oruçtan."
Kalbin hastalığına, bir
işâret de yine,
"Tutulmuş olması"dır
Hak'tan gayri birine.
Kalp, Allahtan gayriye
etmiş ise temâyül,
Kapmıştır hastalığı,
yıkılmıştır o gönül.
Onun tutulması da
Allahtan gayrisine,
Tutulmuş olmasıdır belki
"Kendi nefsi"ne.
Çünkü herkes, her şeyi,
ister sırf "Kendi"
için.
İyi düşünülürse, doğrusu
budur işin.
Çocuğunu sevmekte,
vardır yine bu sebep.
Mal, mevkî ve rütbeyi, "Kendi
için" ister hep.
Her bağlandığı şeyde,
hep "Kendi nefsi"
vardır.
Nefsinin istekleri
ardında koşmaktadır.
Kalp, bu bağlılıklardan
kurtulamazsa şâyet,
İnsanın kurtulması,
çetin olur begâyet.
Bunun için, herşeyden
daha mühim olarak,
Kalbi, bu hastalıktan
kurtarmalı muhakkak.
"Allah adamları"nın
bir şefkatli nazarı,
Silip atar kalpteki
böyle hastalıkları.
Bu himmete kavuşmak için
de, şartlar vardır.
Bu da, o büyüklere "Sevgi"
ve "İtâat"tır.
"Muhabbet" ve "İtâat",
her kimde mevcut ise,
Himmet, kendiliğinden
erişir o kimseye.
Böyle bir "Evliyâ"yı
tanımak, onu sevmek,
Allahın çok büyük bir
nîmeti olsa gerek.
Kimi bu nîmet ile
şereflendirirlerse,
Mes'ut ve tâlihlidir,
çok sevinsin o kimse.
"Halk" içinde "Hak"
ile olur ki o velîler,
Bir bakışta, kalpleri
temizleyiverirler.
O zâtlara düşmanlık, "Öldürücü
zehir"dir.
Kalplerini incitmek,
felâket sebebidir.
Bu bâbta buyurur ki
Abdullah-i Ensârî:
"Dostlarını sen öyle
yaptın ki yâ ilâhî!
Onları tanıyanlar, sana
vâsıl oluyor.
Sana kavuşamıyan, onları
tanımıyor.
Ve kimi felâkete
düşürmek ister isen,
Bizim üzerimize atarsın
onları sen."
Bir "Allah adamı"nı
ve bir "Gönül ehli"ni,
Bulup, dinliyemeze insan
böyle birini,
Onların kitâbını bulup
okumalıdır.
Zîrâ kitap okumak,
sohbetin yarısıdır. |