|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
DÜNYÂ FÂNÎDİR
"İmâm-ı Rabbânî"nin
"Mektûbât" kitâbında,
Şöyle buyuruluyor bu "Dünyâ"nın
hakkında:
Oğlum, dünyâ hayâtı,
kısa ve geçicidir.
Âhiret azâbıysa, sonsuz
ve şiddetlidir.
İleriyi tam gören akıl
sâhiplerinin,
Hazırlıklı olması
lâzımdır bunun için.
Bu "Dünyâ"nın
tadına, sahte
güzelliğine,
Aldanan, yarın düşer bir
pişmânlık içine.
İnsanların şeref ve
îtibârı, eğer ki,
Sâdece "dünyâlık"
ve "mal" ile
ölçülseydi,
Dünyâlığı çok olan "kâfir"
ve "münâfıklar",
Herkesten daha fazla
kazanırdı îtibâr.
Dünyâ'nın görünüşü,
güzel de olsa yine,
Sırf "Ahmak"lar
aldanır, onun
güzelliğine.
Şu birkaç günlük ömrü,
bilerek büyük fırsat,
"Allaha ibâdet"le
geçirmeli her saat.
Allahın kullarına,
iyilik etmelidir.
Bunu, kurtuluş için
vesîle bilmelidir.
İki şey lâzımdır ki
azaptan halâs için,
Bunu, iyi bilmesi
lâzımdır her kişinin.
Birincisi, Allahın emr-ü
nevâhîsine,
Kıymet vermek ve saygı
göstermektir hepsine.
Ve O'nun yarattığı,
bilcümle mahlûkâta,
Şefkat ve merhametle
davranmaktır mutlaka.
Allahın Resûlünün,
Rabbimizden alarak,
Bize getirdikleri, hep
doğrudur muhakkak.
Sayıklama, eğlence, şaka
sözler değildir.
O, hiç yalan söylemez, "Muhammed-ül
emîn"dir.
O halde, "Tavşan gibi"
gözü açık olarak,
Daha ne güne kadar
sürecek bu uyumak?
Bu uyumanın sonu, rezîl
rüsvây olmaktır.
Âhiret'te eli boş,
mahrum kala kalmaktır.
Biliyorum gençsiniz,
kaynamakta içiniz.
Dünyâ nîmetlerinin tamam
içindesiniz.
Dünyâ nîmetleriniz tamam
ise de, fakat,
Yarın bu sözlerimiz,
olacak bir hakîkat.
Yine de, elinizden bir
şey kaçmış değildir.
Allahü teâlâya
yalvaracak vakittir.
Dünyâ'da felâketten,
âhiret'te azaptan,
Kurtulabilmek için, iki
şey vardır el'an:
Birisi, Rabbimizin her
emrine sarılmak.
İkincisi, haram ve
günâhlardan sakınmak.
İkincisi, ilkinden çok
mühimdir ki daha,
"Verâ" ve "Takvâ"
denir haramdan
sakınmaya.
Bir gün, Resûlullaha
dediler ki: (Filân zât,
Gece gündüz uğraşıp
yapıyor fazla tâat.)
Buyurdu ki: (Hiçbirşey
verâ gibi olamaz.)
"Günâhtan kaçınmak"tır
buyurdu yâni esas.
İnsanların, melekten
üstün olabilmesi,
"Verâ"
sâyesindedir çok
yükselebilmesi.
Melekler de, pek fazla
ibâdet ediyorlar.
Halbuki hiç terakkî
edemiyorlar onlar.
O halde, haramlardan
kaçınmak pek evlâdır.
Bu dinde en kıymetli, en
üstün şey "Takvâ"dır. |