|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
DÎNE UYMAK ESASTIR
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, büyük âlim ve velî.
Kararmış gönüllere şifâ
oldu sözleri.
Bu zât buyuruyor ki:
Seâdete kavuşmak,
"Allahın Resûlüne
uymak"la olur ancak.
"İslâm"dan, zerre
kadar ayrılan bir
kimsede,
Seâdetten iz olmaz,
hârika gösterse de.
Onun göstereceği
hârikulâde haller,
Onu, iki cihânda
felâkete sürükler.
Kim ki, Resûlullaha
hakkıyla tâbi olmaz,
Yarın mahşer gününde,
azaptan kurtulamaz.
Şu bir kaç günlük ömrü,
Allahü teâlânın,
Beğendiği şekilde
geçirmeğe bakalım.
Bir kimsenin işinden,
Rabbi râzı olmazsa,
Ölmesi, hayırlıdır onun
yaşamaktansa.
Uydurmamış olsan da,
islâma her hâlini,
Hak teâlâ, görüyor senin
her ef'âlini.
Hâzırdır ve nâzırdır
elbette cenâbı Hak.
Ve senin her işini,
görmektedir muhakkak.
Kullara ne oldu ki, bile
bile bunları,
Korkmadan işliyorlar,
haram ve günâhları.
O haramı işlerken,
birisi görse eğer,
O işi işlemekten,
hemence vaz geçerler.
Bir kuldan utanıp da,
Allahtan çekinmemek,
Müslümâna yakışan bir
hal olmasa gerek.
Öyleyse ey evlâdım, "îmân"ın
çıkmasından,
Allahü teâlâya sığınmalı
hep insan.
Ve sık sık, "Lâ ilâhe
illallah"
söyliyerek,
Îcâb eder, îmânı an be
an yenilemek.
Günâh işler için de,
tövbe edip her sefer,
Allahü teâlâya yalvarmak
îcâb eder.
Hem de bu istiğfârda,
etmeli ki acele,
Belki başka müsâit bir
vakit geçmez ele.
Bir hadîsi şerîfte
buyuruldu ki aynen:
"Aldandı, ziyân etti
yarın yaparım diyen."
Bu ömür, insanların
büyük sermâyesidir.
Onu, yarar işlerle
değerlendirmelidir.
Dinden, kıl ucu kadar
ayrılık mevcut ise,
Kendini tehlikede
bilmelidir o kimse.
"Allah adamları"ndan
birisini bularak,
Ona tâbi olmalı, her
işte tam olarak.
Ona karşı gelmekten,
sakınmalı pek fazla.
Yoksa, istifâdesi olamaz
ondan aslâ.
Onun tek bir işini hor
görmek, beğenmemek,
"Öldürücü zehir"dir,
titremek, korkmak gerek.
Ey oğlum, sen bunları
bilirsin belki biraz.
Fakat sırf bilmek ile,
hiçbirşey kazanılmaz.
Bir hasta, ilâcını
öğrenebilir, fakat,
Onu kullanmadıkça,
bulamaz yine sıhhat.
Onun, o hastalığın
ilâcını bilmesi,
Onu iyi etmeye yetişmez
tabii ki.
Bütün Nebîlerin ve
âlimlerin hep bir bir,
Bildirdikleri şeyler,
sırf işlemek içindir.
Bilmek, mahşer gününde
fayda etmez insana.
Bilâkis hüccet olur,
azap yapılmasına. |