|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
ÎMÂNINI TÂZELE
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, çok büyük evliyâdır.
Bir gence nasîhatte,
şöyle buyurmaktadır:.
(Ey oğlum, yaratılış
gâyemiz şu ki bizim,
Sâdece Rabbimize ibâdet
eyliyelim.
Lâkin görüyorum ki, bir
gevşeklik ve gaflet,
İçinde, çok insanlar
yapmıyorlar ibâdet.
Uyanmamız lâzımdır acele
bu gafletten.
Yoksa, olmaz kurtuluş
ebedî felâketten.
İbâdet yapmamanın, iki
sebebi vardır.
Biri, Resûlullaha tamam
inanmamaktır.
Meselâ bâzıları, der ki:
(Bu ibâdetler,
Sırf arablar içindir,
bize değil mûteber.
Çöldeki insanların,
sağlam olması için,
Namâz emredilmiştir,
içyüzü budur işin.
Spor yapmak, namâzdan
elbet daha iyidir.
Duş ve banyo, abdestten
daha fâidelidir.)
İbâdet etmemenin, ikinci
sebebiyse,
Bunlara, ehemmiyet
vermiyor bâzı kimse.
Yâni bu emirleri, mevkî
sâhibi olan,
Kimselerin emrinden,
hafif görür çok insan.
Her iki sebeple de,
ibâdetten kaçınmak,
Mü'mine yakışmıyan, fecî
bir haldir ancak.
Ey oğlum, bir "yalancı",
dese ki gelip yekten:
"Düşman baskın yapacak,
bu gece filân yerden."
İdâreciler, onun
"yalancı" olduğunu,
Bilseler de, yabana
atmazlar yine bunu.
Derler ki:
(Her ne kadar, o,
yalancı ise de,
Getirdiği bu haber,
hakîkattir belki de.
Her ihtimâle karşı,
uyanık davranalım.
Gereken tedbirleri,
gecikmeden alalım.)
Halbuki Resûlullah,
açıkça, tekrar tekrar,
O sonsuz azapları
bildiriyor âşikâr.
O, sâdık ve emîndir,
söylemez aslâ yalan.
O, hak söyleyicidir,
doğru söyler her zaman.
Peygamber olmadan da,
doğru ve emîn idi.
Bu yüzden meşhur ismi, "Muhammed-ül
emîn"di.
Şimdi bâzı insanlar, Ona
inanmıyorlar.
Bir "yalancı" kadar da,
îtimat etmiyorlar.
Yâhut inansalar da Onun
sözüne, fakat,
Kurtuluş çâresini
düşünmüyorlar, heyhât!
Halbuki Resûlullah,
"kurtuluş yolunu" da,
Gösteriyor ve lâkin
görmüyorlar onu da.
O halde o Resûl'e, bir
yalancıya olan,
Güven dahî olmazsa,
nasıl olur o îmân?
"Îmânım vardır"
demek, insanı
kurtaramaz.
Yakîn hâsıl etmesi
lâzımdır kalbin esas.
Hücurât sûresinde
buyuruldu:
"Muhakkak,
Yaptıklarınızı hep
görüyor cenâbı Hak."
Böyle olduğu halde,
korkmadan, utanmadan,
Haram, çirkin işleri
yapıyorlar durmadan
Halbuki bu işleri
görecek olsa biri,
Yapmaktan vaz geçerler
böyle çirkin işleri.
O halde ey evlâdım, eyle
hemen istiğfâr.
"Şehâdet"i
söyleyip, îmân et şimdi
tekrar.) |