|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
İNSANLARIN EN KÖTÜSÜ
"İmâm-ı Rabbânî"
ki, devrinin incisidir.
İkinci bin yılının
yenileyicisidir.
Bu büyük evliyâ zât,
"Mektûbât" kitâbında,
Şöyle buyurmaktadır "Din
adamı" bâbında:
(Âlimlerin, dünyâ'yı
sevmesi ne çirkindir.
Bu, güzel yüzlerine, "Siyah
leke" gibidir.
Böyle olan bir âlim,
kurtarsa da herkesi,
Ve lâkin kendisine olmaz
bir fâidesi.
Dîni kuvvetlendirmek,
islâmiyyeti yaymak,
Şerefi, kendisine âit
olsa da, ancak,
Bâzan öyle olur ki,
kâfir, fâsık bir kişi,
Îcâbı hâle göre
yapabilir bu işi.
Bunlar, "Çakmak taşı"na
benzerler ki nihâyet,
Bulunur içlerinde bir
enerji ve kudret.
İnsanlar, bu kudretten
istifâde ederler.
Lâkin ondan, kendine
fayda olmaz müyesser.
Bunların da, ilminden
olmaz fâideleri.
Ve hattâ zarar verir,
onlara ilimleri.
Çünkü yarın, bir delil
olur ki bu ilimler,
"Bilmiyorduk,
bilseydik yapmazdık"
diyemezler.
Allahü teâlânın kıymet
verdiği ilmi,
"Dünyâ"ya âlet
etmek, ne kötüdür değil
mi?
Çünkü Allah, dünyâ'ya
vermiyor değer, kıymet.
Buna rağmen veriyor,
ilme çok ehemmiyyet.
Din hakkında konuşmak,
yazı ve kitap yazmak,
"Allah için"
olursa, faydalı olur
ancak.
Çünkü bunlar, olursa "Şöhret"
için, "Mal" için,
Olmaz istifâdesi ondan
hiçbir kişinin.
Eğer din adamları,
düşmüşse bu belâya,
Yâni tutulmuşlarsa mal,
para ve dünyâ'ya,
"Din adamı" değil
de, "Dünyâ adamları"dır.
Ve hattâ inanların en
alçağı bunlardır.
Büyüklerden birisi,
görmüş bir gün "Şeytan"ı.
Ki, bomboş oturuyor,
aldatmıyor insanı.
Sebebini sorunca, demiş
ki ona şeytan:
"Benim
bir iş yapmama, bir
gerek yok ki şu an.
Zîrâ âlim geçinen kütü
din adamları,
Zâten çıkarıyorlar hak
yoldan insanları.
Bana, öyle yardımcı
oluyorlar ki onlar,
Benim de çalışmama,
lüzum bırakmıyorlar."
Eğer din âlimleri, dünyâ
düşünmüyorsa,
Okutup yazmaları, "Hak
için" oluyorsa,
Vâris ve vekîlidir onlar
Resûlullahın.
Ve en kıymetlileri,
onlardır insanların.
Bunların "Mürekkeb"i,
mahşerde getirilir.
Şehîdlerin "Kanı"yla
tartılıp, ağır gelir.
Âhiret'in ebedî, yâni
sonsuzluğunu,
Dünyâ'nınsa geçici ve
fânî olduğunu,
Anlayıp, âhiret'e
sarılır bu âlimler.
Ve lâkin bu dünyâ'ya
vermezler aslâ değer.
"Dünyâ" ile "Âhiret",
zıddır birbirlerine.
Birinden uzaklaşan,
yaklaşır diğerine.
Nasıl bulunamazsa
"Ateş-su" bir arada,
Bir kalpte birleşemez, "Âhiret"
ve "Dünyâ" da. |