|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
GENÇLİK ÇAĞI
"İmâm-ı Rabbânî"nin
Mektûbât eserinde,
Şöyle buyurmaktadır
mektupların birinde:
(Ey oğlum, bu genç
çağda, her ne yapmak
istersen,
Kolaylıkla yapacak bir
haldesin şimdi sen.
Gençlik, sıhhat, güç
kuvvet, mal rahatlık,
boş vakit,
Bulunmaz başka zaman
bundan daha müsâit.
Ebedî seâdete
kavuşturacak olan,
İşleri yapmak için,
niçin durursun şu an?
Halbuki bu ameller, hep
senin yararına.
Niçin bırakıyorsun bu
işleri yarına?
Ömrünün en kıymetli ve
en çok fâideli,
Zamanı, "gençlik"tir
ki, kıymetini bilmeli.
Bu çağda, amellerin en
kıymetlisi olan,
"Yaradan’a ibâdet"
yapmalıdır durmadan.
Onun yasak ettiği günâh
işlerden dahî,
Kaçmaya, titizlikle
çalışmalı tabii.
Ey oğlum, Hak teâlâ, bu
yirmidört saatte,
Sâdece bu "Beş vakt"i
ayırmış ibâdete.
Zenginlerin malının,
istemeyip hepsini,
Ayırmış fakirlere "Kırkta
bir" hissesini.
Birkaç zararlı şeyi,
etse de yasak, haram,
Helâldir fâideli, türlü
şerbet ve taam.
Bir saatlik zamanı, "Namâz"a
ayırmayıp,
Boş şeylerle uğraşmak,
hem çok günâh, hem ayıp.
Zengin olup, kırkta bir
miktarda az bir "Zekât",
Vermemek, Hakk'a karşı
ne de büyük bir inât.
O kadar çok mubâhı
bırakıp da, bir anlık,
Harama el uzatmak, ne
büyük insafsızlık.
"Gençlik çağı"
odur ki, nefisler kaynar
her an.
İns ve cin şeytanları,
saldırılar her yandan.
Böyle kritik anda
yapılan az ibâdet,
Öyle kıymetlidir ki,
sevâbı çoktur gâyet.
İhtiyarlıkta ise, gider
gücü, kuvveti.
Alamaz hiçbir şeyden
gençlikteki lezzeti.
Arzulara kavuşmak ümîdi
de böylece,
Kalmayıp, pişmânlıktan "Âh!"
eder gündüz gece.
Resûl'ün buyurduğu o
azaplar, acılar,
Elbette bir gün gelip,
hep olacak âşikâr.
Bir yandan "Nefis,
şeytan", bir yandan
"Kötü yârân",
İnsanları aldatıp,
söylerler türlü yalan.
Halbuki bilmeli ki, "İmtihân"dır
bu dünyâ.
Öyle çabuk geçer ki,
sanki tatlı bir "rüyâ".
Nasıl ki bunca ömür,
çabuk geçtiyse eğer,
Bundan sonraki dahî,
öyle sür'atli geçer.
Öyleyse ey evlâdım,
kendine gel ki artık,
Zîrâ hiç fayda vermez,
son andaki pişmânlık.
Şimdi geçir vaktini,
tâat ve ibâdette.
Zîrâ sonsuz rahatlık,
olacak âhiret'te. |