ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

CAN VERME ACISI

 

"İmâm-ı Rabbânî"ye sordular bir gün yine:

(Can vermenin acısı, nasıl gelir ölene?)

 

Buyurdu: (Kardeşlerim, ölüm'ün en hafifi,

Öyle şiddetlidir ki, mümkün olmaz târifi.

 

Anlatılamıyacak kadar zordur can vermek.

Hepimiz, bu acıyı tadacağız tek be tek.

 

Ne zaman ki bir kişi, gelse "Ölüm" hâline,

Sanki konur "İki dağ" omuzu üzerine.

 

İğnenin deliğinden çıkacak sanır rûhu.

Yerle gök birleşir de, arasında kalır o.

 

Sanki onun içinde, bir "Dikenli çalı" var.

Onu tutup, ağzından kuvvetle çekiyorlar.

 

Takılmış etrâfına yüzlerce dikenleri.

Çektikçe, parçalıyor takıldığı yerleri.

 

"Can verme"nin acısı, fazladır hattâ şundan,

İnsana, yetmiş defâ kılıç vuruluşundan.

 

Velhâsıl bu dünyâ'nın, en ağır elemleri,

Toplansa bir araya, cümle işkenceleri,

 

"Can verme" acısının yanında "Hiç"tir yine.

Damla bile değildir deryâya nisbet ile.

 

Öyle şiddetlidir ki lâkin "Kabir azâbı",

"Hiç" kalır ona göre can verme ızdırâbı.

 

Zîrâ kabir, yakındır âhiret hayâtına.

Azâbı da, çok benzer oranın azâbına.

 

Böyle şiddetli iken kabir azâbı dahî,

Mahşerdeki sıkıntı yanında "Hiç"tir tabii.

 

Damla'nın, bir deryâ'ya nisbeti nasıl ise,

Bunlar da, birbiriyle edilmez mukayese.

 

Mahşerde, binlerce yıl bekleşirken insanlar,

Güneş, bir mızrak boyu yaklaşıp halkı yakar.

 

Bir ayağın üstünde, bulunur binbir ayak.

Günâhlarına göre, tere batar cümle halk.

 

Öyle çok sıkışır ki kâfirler izdihamdan,

Temennî ederler ki, kurulsa artık mîzân.

 

Derler ki: (Hesâbımız görülse de hemence,

Bu şiddetli azaptan kurtulsak bir an önce.

 

Cehenneme gitsek de râzıyız, ne yapalım.

Yeter ki, şu azaptan bir nebze kurtulalım.)

 

Halbuki bilmezler ki, Cehennemin ateşi,

Öyle şiddetlidir ki, bulunmaz aslâ eşi.

 

Mahşer meydanındaki acı ve sıkıntılar,

"Cehennem ateşi"ne nisbetle "Hiç" kalırlar.

 

Bir kum tâneciğinin, kâinâta nisbeti,

Ne ise, öyle çoktur Cehennemin şiddeti.

 

Oradan bir "Kıvılcım" dünyâ'ya gelse eğer,

Onun harâretinden, bu dünyâ erir, biter.

 

Kalmaz aynı kararda azaplar Cehennemde.

Gün geçtikçe, şiddeti misliyle artar hem de.

 

Kurtuluş ümîdi de küffâra olmaz elbet.

Bu acı azaplarda, kalırlar ilelebet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan