ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

HİLYELERİ

 

"İmâm-ı Rabbânî"nin hilyeleri hakkında,

Şöyle bilgi verildi “Hadarât” kitâbında:

 

Beyaz, buğday benizli, açık, geniş alınlı.

Alnı ile yüzünde “Nûr” parlardı devamlı.

 

Kaşlarının arası, açık olup iyice,

Gâyet siyah ve uzun, “Yay” gibiydi ve ince.

 

Mübârek gözleri de, iri idi hem biraz.

Siyahı tam siyahtı, beyazı da tam beyaz.

 

Hem mübârek burnunun ortası yüksekçeydi.

Mübârek dudakları, kırmızı ve inceydi.

 

Yüzünde bir güzellik vardı ki ayriyeten,

Gören, “Yûsüf Nebî”yi hatırlıyordu hemen.

 

Heybet ve vakarda da, yok idi bir benzeri.

Gören, hatırlıyordu "İbrâhim peygamber"i.

 

Hem onda var idi ki öyle tavır, öyle hal,

Onu gören, "Allah"ı hatırlıyordu derhal.

 

Bir gün, bir mektup verip talebeden birine,

Gönderdi onun ile, kendi birâderine.

 

Buyurdu: (Li îlâfî sûresini okursan,

Kurtarır Allah seni, her belâ ve kâzâdan.

 

Yine de zor bir işle karşılaşırsan eğer,

Rabbine güvenerek, bizi hatırla, yeter.)

 

“Peki efendim!” deyip, o gün çıktı sefere.

Bir çölde, namâz için mola verdi ilk kere.

 

Abdestini aldı ve namâza duracakken,

Karşısına, korkunç bir “Aslan” çıktı âniden.

 

Hiç öyle iri hayvan görmemişti ömründe.

"İmâm-ı Rabbânî"yi hatırladı gönlünde.

 

Düşündü: “Ey üstâdım, izni ile Allahın,

Kurtar beni elinden, bu yırtıcı hayvanın.”

 

Henüz geçirmişti ki kalben bu temennîyi,

Farketti tam önünde, "İmâm-ı Rabbânî"yi.

 

Onu görüp, âdetâ “mahcûb oldu” o hayvan,

Başını öne eğip, uzaklaştı oradan.

 

Başka bir gün, amcası, bir yolculuk ânında,

"Heybesi"ni düşürüp, sonra oldu farkında.

 

Emânet eyliyerek atını kâfileye,

Heybe'yi bulmak için, gitti biraz geriye.

 

Çölde, yaya olarak ararken o heybeyi,

Biraz zaman geçince, kaybetti kâfileyi.

 

Çâresizlik içinde, Allaha sığınarak,

"İmâm-ı Rabbânî"yi kalben hatırlıyarak,

 

Düşündü ki: “Ey İmâm, Allahın izni ile,

Gel yetiş ve buluştur, beni kafilemizle.”

 

Henüz geçirmişti ki, o bu şeyi zihninden,

"İmâm", atı üstünde yetişti ona hemen.

 

Elini uzatarak, bindirdi terkisine.

Az sonra yetiştirdi onu kâfilesine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan