ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

ONA İFTİRÂ ETTİLER

 

Resûl'ün vefâtından, geçince tam "Bin sene",

Gönderdi Allah onu, Hindistan ülkesine.

 

Onunla, hidâyete geldi çoğu insanlar.

Kaçacak yer aradı, islâma saldıranlar.

 

Lâkin bâzı sapıklar, iftirâ edip ona,

Şikâyet eylediler zamanın sultânına.

 

Devrin hükümdârı da, "Selîm Cihângir Hân"dı.

İyi araştırmadan, yalanlara inandı.

 

Ve oğlu "Şâh Cihân"a verdi ki şöyle emir:

(Onu, talebesiyle birlikte bana getir!)

 

Niyeti, öldürmekti onları tamâmiyle.

Şâh cihân, geldi derhal "İmâm"a bir müftîyle.

 

Dedi ki: (Sen babama secde edersen eğer,

Seni, öldürülmekten kurtarırım bu sefer.)

 

Aslâ kabûl etmeyip, buyurdu ki: (Bu fetvâ,

Zarûret zamanında olur câiz ve revâ.)

 

Talebeden kimseyi yanına almıyarak,

Hükümdâra, korkmadan gitti yalnız olarak.

 

Öyle güzel cevaplar verdi müdâfâda,

Sultân, salıvermeyi düşündü ilk defâda.

 

Lâkin o fitneciler, sezince bu kararı,

Tazyîke başladılar yeniden hükümdârı.

 

Dediler: (Bu kişinin bir hayli adamı var.

Serbest bırakırsanız,  bir isyân çıkarırlar.)

 

Sultân, fitnecilere aldanıp, tekrar yine,

Hapsettirdi "İmâm"ı, Guvalyar kalesi'ne.

 

Lâkin "İmâm", sultâna hep duâ ediyordu.

Talebesine dahî, “Duâ edin!” diyordu.

 

Vezîr, koyu muhâlif biriydi, bu sebepten,

Kardeşini, gardiyan tâyin etti hâssaten.

 

Ve sıkı tembih etti: “Şiddetli davran!” diye.

O dahî bir hınç ile, başladı vazîfeye.

 

Lâkin çok kerâmetler görünce kendisinden,

Derhal îmân ederek, oldu talebesinden.

 

Kaledeki binlerce hapis olan hindûlar,

Sohbetini dinleyip, hep müslümân oldular.

 

Ve hattâ bir çokları "İmâm"ın sâyesinde,

"Âlim" ve "Velî" oldu Guvalyar kalesinde.

 

Sultân dahî, sonradan bu işe oldu pişmân.

Hapisten çıkararak, eyledi pek çok ihsân.

 

Hattâ sâdık talebe olaraktan kendine,

Hürmetle uğurladı onu memleketine.

 

Geçti hapishânede "İmâm"ın üç senesi.

Ve lâkin binlerce kat, yükseldi mertebesi.

 

Buyurdu: (Yetiştiğim makamlar ötesinde,

Olan makamlara da, erdim netîcesinde.

 

Çok yüksek dereceler bu yolda vardır, ancak,

Sıkıntı çekmedikçe, mümkün olmaz kavuşmak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan