ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK ÝMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâlarý

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - ÝMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

RESÛLLERE OLAN SUÂL

 

O gün, Nûh, Hûd ve Sâlih Peygamberlerden sonra,

Hazreti Mûsâ”yý da çaðýrýr Hak teâlâ.

 

Þiddetli bir rüzgârda titreyen yaprak gibi,

Huzûr-u ilâhîye gelince Mûsâ Nebî,

 

Hak teâlâ buyurur: “Yâ Mûsâ, sen de yine,

Benim vahiylerimi ilettin mi kavmine?”

 

Mûsâ aleyhisselâm, arz eder ki: “ilâhî!

Bana indirileni teblîð ettim ben dahî.”

 

Hak teâlâ buyurur: “Çýk þimdi minberine.

Sana vahy olunaný oku mahþer ehline.”

 

Mûsâ aleyhisselâm, iþbu emre uyarak,

Çýkýp okur "Tevrât"ý, gâyet fasîh olarak.

 

Yehûdî âlimleri zannederler ki hattâ,

Tevrât nâzil olundu sanki tam o saatta.

 

Sonra, nidâ edilir bir de “Dâvud Nebî”ye.

Gelir o da korkarak huzûr-u ilâhîye.

 

Hak teâlâ buyurur: “Yâ Dâvud, Zebûr’unu,

Cebrâilden alarak teblîð ettin mi onu?”

 

O dahî cevâbýnda arz eder ki: “Yâ Rabbî!

Aynen teblîð eyledim nâzil olduðu gibi.”

 

O zaman emreder ki: “Yâ Dâvud, çýk minbere.

Sana indirileni oku ehl-i mahþere.”

 

Dâvud aleyhisselâm, emre edip imtisâl,

Çýkýp, güzel sesiyle "Zebûr"u okur derhal.

 

Sonra, “Îsâ nerdedir?” diye nidâ edilir.

Îsâ aleyhisselâm, oraya getirilir.

 

Hak teâlâ buyurur: “Yâ Îsâ, sen dedin mi,

Ki, ilâh edininiz beni ve vâlidemi?”

 

O der ki: “Yâ ilâhî, seni tenzîh ederim.

Hak olmýyan bir sözü, sana nasýl söylerim?

 

Ben eðer, böyle bir söz söylemiþ olsam dahî,

Elbette ki sen onu bilirsin yâ ilâhî!”

 

Hak teâlâ o zaman buyurur ki meâlen:

“Yâ Îsâ, dediklerin doðrudur hakîkaten.

 

Sen dahî minberine eyle de þimdi avdet,

Sana indirileni, halka eyle tilâvet.”

 

O dahî îfâ için Rabbinin bu emrini,

Okur baþtan sona dek "Ýncîl-i þerîfi"ni.

 

Hak teâlâ katýndan bir nidâ daha gelir.

Son olarak denir ki: “Muhammed nerededir?”

 

Hüdânýn Sevgilisi, Muhammed Resûlullah,

Gelince, Ona dahî sorar cenâb-ý Allah.

 

Buyurur: “Yâ Muhammed, sen Kur'ân-ý kerîmi,

Alarak, ümmetine tam teblîð eyledin mi?”

 

Arz eder ki: “Yâ Rabbî, evet, teblîð eyledim.”

O zaman Hak teâlâ buyurur: “Ey Habîbim!

 

Sen dahî minberine eyle de þimdi avdet,

Kur'ân-ý kerîmini halka eyle tilâvet.”

 

Çýkýp, fasîh olarak tilâvet eyleyince,

Mü’minler dinliyerek, gark olurlar sevince.

 

Ve lâkin kâfirlerin, hem de münâfýklarýn,

Kur'âna, “Çöl kanunu” diyen o ahmaklarýn,

 

Öyle “Çirkin” olur ki yüzleri bundan sebep,

Nedâmet ateþiyle kavrulur kalpleri hep.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan