ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KABİR SUÂLLERİ

 

Abdullah bin Mes’ud ki, sahâbe-i kirâmdan.

Şöyle suâl eyledi bir gün Resûlullahtan:

 

Dedi: “Yâ Resûlallah, ölü, kabre girince,

Ne ile karşılaşır her şeyden daha önce?”

 

Resûl şöyle buyurdu bu suâline onun:

“Bana, bunu ilk defâ suâl eden sen oldun.

 

Yâ İbni Mes’ud, dinle, ölü kabre girince,

Vazîfeli bir melek, yanına gelir önce.

 

Onun adı “Rûmân”dır, eder ki şöyle âvâz:

“Ey Abdullah, dünyâ'da ne yaptıysan şimdi yaz.”

 

O der ki: “Yoktur benim ne kâğıt, ne kalemim.

Mürekkebim bile yok, nasıl yazabilirim?”

 

Melek der ki: “Bu sözün, değildir hiç mûteber.

Amellerini yazman, elbette îcâb eder.

 

Kefenin kâğıdındır, tükrüğün mürekkebin.

Parmakların kalemdir, yaz ne ise amelin.”

 

Kefeninden bir parça koparıp, ona verir.

O da, amellerini oraya yazıverir.

 

O kefen parçasını, alır sonra o melek,

O mevtânın boynuna, asar hemen dürerek.

 

Sonra da gâyet korkunç “İki melek” gelirler.

Bir insan sûretinde mevtâya görünürler.

 

Yüzleri siyah olup, yere değer saçları.

Ve “Gök gürlemesi”ne, benzer konuşmaları.

 

Münker-Nekîr” denir ki, bu gelen meleklere,

Bunlar, “Kabir suâli” sorarlar ölenlere.

 

Ruh bunları görünce, korkar ve hemen kaçar.

Ve burnundan girerek, göğsünde karar kılar.

 

Göğsünden yukarısı, bir lâhzada dirilir.

Ve tıpkı öleceği zamandaki gibidir.

 

Kâdir olamasa da harekete o kimse,

Lâkin görür, işitir, ona ne söylenirse.

 

Melekler sorarlar ki: “Rabbin kim, dînin nedir?

Ve kimdir Peygamberin, kıblen dahî neredir?”

 

Seâdetli kimseler, derler ki: “Rabbim Allah.

Peygamberim, hazreti Muhammed Resûlullah.

 

Dînim dîn-i islâmdır, Kur'ân’dır hem imâmım.

Kıblem Kâbetullah’tır, müslümânlar ihvânım.”

 

Melekler, tasdîk edip onun dediklerini,

Derler ki: “Halâs ettin elimizden kendini.”

 

Kabrini ,“Yetmiş arşın” büyütüp o kimsenin,

Cennetten iki kapı açarlar onun için.

 

Sonra güzel kokular, nâdide fesleğenler,

Getirip, mezarını güzel tezyîn ederler.

 

Cennetin "koku"ları, açılan kapılardan,

Meyyitin üzerine yayılır hiç durmadan.

 

Hayâtında yaptığı “amelleri” de yine,

Sevdiği bir dostunun girerek sûretine,

 

Çok neş’eli olarak yanına geliverir.

Güzel şeyler söyleyip, onu hep eğlendirir.

 

Kabri "nûr" ile dolar onun bu gelişinde.

Tâ kıyâmete kadar olur neş’e içinde.

 

Asırlar geçse bile, ona, "çok kısa" gelir.

Hem kıyâmet kopması, ona çok sevgilidir.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan