ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ÖLÜM HÂLİ

 

İnsan “Ölüm hâli”ne yakınlaştığı ânda,

Dört melek gelip durur, o insanın yanında.

 

O kimsenin rûhunu, el ve ayaklarından,

Tutarak, kuvvetlice çekerler hiç durmadan.

 

Ruh, kalbe geldiğinde, birden dili tutulur.

O andan îtibâren hiç konuşamaz olur.

 

Parmakları ucundan, rûhunu, o dört melek,

Çekerler devam üzre, tâ ki çıkıncaya dek.

 

O zamanki soluğu, bir saka kırbasından,

Su boşalır misâli “Gır gır” öter durmadan.

 

Fâcirlerin ruhları öyle çetin çıkar ki,

Yaş keçe”ye takılan bir “Diken”dir o sanki.

 

Çoğu da zanneder ki, karnında bir “Çalı” var.

O çalıyı, ağzından kuvvetle çekiyorlar.

 

Kimi de zanneder ki, ölüm hâlinde iken,

Çıkıyor rûhu sanki, bir “İğne deliği”nden.

 

"Yerle gök birleşiyor" zanneder bâzısı da.

Kalıyor kendisi de onların arasında.

 

Hastanın her âzâsı, çok terleyip  bu defâ,

Gözleri, sür’at ile gider iki tarafa.

 

Burnunun iki yanı çekilip, solar benzi.

Soluğu kabarır ve kalkan göğüs kafesi.

 

Nefesleri, git gide azalır, seyrek olur.

Bedenin harâreti düşer ve ceset soğur.

 

Ruh, kalpte karar kılıp, hiç çıkmayı istemez.

O zaman melek ona, “Harbe”yle vurur bir kez.

 

O harbeyi vurmanın hikmeti de şudur ki,

O, “Ölüm denizi”ne daldırılmıştır çünki.

 

O hastanın kalbine harbe temas edince,

Zehir gibi, her uzva tesir eder hemence.

 

Zîrâ "kalp"te bulunur hayâtın sırrı asıl.

Ruh, bedenden çıkmaya, mecbur olur velhâsıl.

 

Lâkin henüz çıkmadan, "şeytan", bunu bir fırsat,

Bilip, avanesini eder ona musallat.

 

Bu, en güçsüz, en zayıf ânıdır ki insanın,

Şeytanın avanesi ona gelir ansızın.

 

Önceden vefât etmiş ana, baba, birâder,

Gibi sevdiklerinin sûretine girerler.

 

Ona şöyle derler ki: “Ey oğlumuz, kızımız!

Sen şimdi ölüyorsun, seni geçtik bunda biz.

 

Senden önce gelmekle âhiret âlemine,

Daha iyi vâkıfız buranın ahvâline.

 

Sen, "yehûdî" dîninde vefât et ki bu zaman,

Hak teâlâ indinde, bu dindir makbûl olan.”

 

Şeytanın bu sözüne aldanmazsa o eğer,

Onlar gidip, yerine başkaları gelirler.

 

Derler ki: “Ey oğlumuz, yâhut ey kardeşimiz!

Âhiret'e gitmekte, seni geçtik hepimiz.

 

Sen şimdi vefât et ki, "hıristiyan" dîninde,

Makbûl olan bu dindir Hak teâlâ indinde.”

 

Aldatabilmek için, bir nice dil dökerler.

Her dîni methederek, ona teklîf ederler.

 

Eğer islâmiyyete tam uymuşsa ömründe,

Şeytanın fitnesine hiç aldanmaz o günde.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan