|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
ÖLÜM HÂLİ
İnsan “Ölüm hâli”ne
yakınlaştığı ânda,
Dört melek gelip durur, o
insanın yanında.
O kimsenin rûhunu, el ve
ayaklarından,
Tutarak, kuvvetlice
çekerler hiç durmadan.
Ruh, kalbe geldiğinde,
birden dili tutulur.
O andan îtibâren hiç
konuşamaz olur.
Parmakları ucundan,
rûhunu, o dört melek,
Çekerler devam üzre, tâ ki
çıkıncaya dek.
O zamanki soluğu, bir saka
kırbasından,
Su boşalır misâli “Gır
gır” öter durmadan.
Fâcirlerin
ruhları öyle çetin çıkar ki,
“Yaş keçe”ye
takılan bir “Diken”dir o sanki.
Çoğu da zanneder ki,
karnında bir “Çalı” var.
O çalıyı, ağzından
kuvvetle çekiyorlar.
Kimi de zanneder ki, ölüm
hâlinde iken,
Çıkıyor rûhu sanki, bir “İğne
deliği”nden.
"Yerle gök birleşiyor"
zanneder bâzısı da.
Kalıyor kendisi de onların
arasında.
Hastanın her âzâsı, çok
terleyip bu defâ,
Gözleri, sür’at ile gider
iki tarafa.
Burnunun iki yanı çekilip,
solar benzi.
Soluğu kabarır ve kalkan
göğüs kafesi.
Nefesleri, git gide
azalır, seyrek olur.
Bedenin harâreti düşer ve
ceset soğur.
Ruh, kalpte karar kılıp,
hiç çıkmayı istemez.
O zaman melek ona, “Harbe”yle
vurur bir kez.
O harbeyi vurmanın hikmeti
de şudur ki,
O, “Ölüm denizi”ne
daldırılmıştır çünki.
O hastanın kalbine harbe
temas edince,
Zehir gibi, her uzva tesir
eder hemence.
Zîrâ "kalp"te
bulunur hayâtın sırrı asıl.
Ruh, bedenden çıkmaya,
mecbur olur velhâsıl.
Lâkin henüz çıkmadan, "şeytan",
bunu bir fırsat,
Bilip, avanesini eder ona
musallat.
Bu, en güçsüz, en zayıf
ânıdır ki insanın,
Şeytanın avanesi ona gelir
ansızın.
Önceden vefât etmiş ana,
baba, birâder,
Gibi sevdiklerinin
sûretine girerler.
Ona şöyle
derler ki: “Ey oğlumuz, kızımız!
Sen şimdi ölüyorsun, seni
geçtik bunda biz.
Senden önce gelmekle
âhiret âlemine,
Daha iyi vâkıfız buranın
ahvâline.
Sen, "yehûdî" dîninde
vefât et ki bu zaman,
Hak teâlâ indinde, bu
dindir makbûl olan.”
Şeytanın bu sözüne
aldanmazsa o eğer,
Onlar gidip, yerine
başkaları gelirler.
Derler ki:
“Ey oğlumuz, yâhut ey kardeşimiz!
Âhiret'e
gitmekte, seni geçtik hepimiz.
Sen şimdi vefât et ki,
"hıristiyan" dîninde,
Makbûl olan bu dindir Hak
teâlâ indinde.”
Aldatabilmek için, bir
nice dil dökerler.
Her dîni methederek, ona
teklîf ederler.
Eğer islâmiyyete tam
uymuşsa ömründe,
Şeytanın fitnesine hiç
aldanmaz o günde.
|