ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ÂHİRET HAYÂTI

 

İnsan öldükten sonra, bir hayat daha vardır.

O hayat sonsuz olup, “Âhiret hayâtı”dır.

 

Et ve kemik çürüyüp, olsa da toz ve toprak,

Sonra diriltecektir herkesi cenâb-ı Hak.

 

Her insan dirilince, kalkacak mezarından.

İşte “Kıyâmet günü” başlıyacak o zaman.

 

Bu dünyâ hayâtına hiç benzemez o hayat.

Hattâ “Akıl ile” de anlaşılmaz o elbet.

 

Öyle yaratmıştır ki bu aklı cenâb-ı Hak,

Bu “Dünyâ işleri”ni anlıyabilir ancak.

 

Bunda bile çok defâ, hatâ eder büsbütün.

Bu gün yaptığı işi, beğenmez ertesi gün.

 

Âhiret'te olacak bütün işleri ise,

Yalnız “Peygamberler” ve “Kitap” vâsıtasıyle,

 

Hak teâlâ, haberdar etmiştir biz kulları.

Başka yolla anlamak, mümkün değil onları.

 

Dışında olduğundan bunlar aklın ve fennin,

İnanmaktan başka bir çâre yok insan için.

 

Bu yolda söz sâhibi, yalnız “Peygamberler”dir.

Onlara da, “Melek”le Hak teâlâ bildirir.

 

Haber verdiği için onlara cenâb-ı Hak,

Bildirdikleri şeyler, tam doğrudur muhakkak.

 

Birer “Amel defteri” vardır ki her insanın,

Mahşer günü, herkese verilir bunlar yarın.

 

Sâlihlerin defteri, verilir “Sağ” taraftan.

Kâfir ve fâsıklara, gelir “Sol” ve “Arka”dan.

 

İyi kötü, az ve çok, gizli ve âşikâre,

Her amel, yazılmıştır tek be tek bu deftere.

 

Allahın dilediği her türlü gizli şeyler,

Meydana çıkacaktır mahşerde birer birer.

 

İnsan, cin ve meleğe, hattâ Peygamberlere,

O gün sorulacaktır, mevkîlerine göre.

 

Meleklere denir ki: “Yerde ve göklerde siz,

Vazîfelerinizi nasıl icrâ ettiniz?”

 

Ve suâl edilir ki, Peygamberlere dahî:

“Nasıl teblîğ ettiniz siz emr-i ilâhîyi?”

 

İnsan ve cinlere de sorulur ki: “Peki siz,

Bu dînî hükümleri nasıl tatbîk ettiniz?”

 

O gün bütün insanlar, melekler, şeytan ve cin,

Hattâ cümle hayvanlar, toplanır hesap için.

 

O gün “boynuzsuz” koyun, hak ister “boynuzlu”dan.

Alır bütün hakkını zâlimden, mazlûm olan.

 

Kimin, kimde bir hakkı var ise zerre kadar,

Huzûr-u ilâhîde, hesaplaşıp alırlar.

 

Hem o gün kurulur ki, “Mîzân”, yâni terâzi,

Tartılır büyük küçük, her tâat ve meâsî.

 

Kimin ağır gelirse, "sevâb"ı günâhından,

Cennete gönderilir, bu hesâbın ardından.

 

Her kimin de "günâh"ı, gelirse eğer ağır,

Şefâat olunmazsa, Cehenneme atılır.

 

Sonra “Sırat” kurulur, Cehennem üzerine.

Herkese emredilir, burdan geçmelerine.

 

Mü’minler kolay geçip, Cennete kavuşurlar.

Kâfirler “Nâr”a düşüp, azâba olur dûçâr.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan