|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NASÎHATİN ÖZÜ
“İmâm-ı Gazâlî”nin
birine nasîhati,
Şudur ki: Ey evlâdım,
geçirme boşa vakti.
Öğren ilmihâlini her
şeyden daha evvel.
Sonra da, mûcibince yap
ibâdet ve amel.
Bu gün, seni günâhtan
korumazsa bu ilmin,
Yarın Cehennemden de
korumaz, var mı bilgin?
Öyle ise aklını başına al
da önce,
Oraya, sermâyesiz
gitmiyesin ölünce.
Hazreti Ebû Bekir buyurdu:
Bu bedenler,
Yâ bir “Kuş kafesi”ne,
ya da “Ahır”a benzer.
Kapısını açınca, kuş uçar
ve kurtulur.
Hayvansa, yük çekmeye,
zahmetlere koşulur.
Düşün ki, sen bunlardan
hangisine benzersin?
“Kafes” isen, kuş
gibi uçar ve yükselirsin.
Eğer Allah korusun,
benziyorsan “Ahır”a,
Allah, şöyle buyurur
kitâbında onlara:
“Düşünmediklerinden onlar
olacakları,
Hayvanlara benzerler,
hattâ daha aşağı.”
Bir gün Hasan-ı Basrî,
serin şerbet içerken,
Birdenbire bayılıp, bardak
düştü elinden.
Ayılınca, sordular
kendisine bu hâli.
Buyurdu: Hatırladım
Cehennemdekileri.
Onlar
seslenirler ki: “Şu sizin içtiğiniz,
Cennet şerbetlerinden,
bize de içiriniz!”
Bir gün, Resûlullaha
birinden bahsettiler.
“Şöyle iyi halleri var”
diye methettiler.
Buyurdu ki:
“İyidir, biliyorum ben dahî.
Teheccüd
de kılsaydı, olurdu daha iyi.”
Lokman Hakîm, oğluna şöyle
etti nasîhat:
“Horoz, senden akıllı
olmasın sakın evlât!
Zîrâ tesbîh ediyor o her
sabah Rabbini.
Sen ise uyuyorsun, ıslâh
et bu hâlini.”
Velhâsıl ey evlâdım,
nasîhatların özü,
İslâma uydurmaktır her bir
işi ve sözü.
Eğer Resûlullaha uymaz ise
bir işin,
İbâdet olsa bile, günâhtır
senin için.
Nitekim bayram günü, oruç
tutmak günâhtır.
Zîrâ dînin sâhibi böyle
buyurmaktadır.
Yine haksız alınan, haram
elbise ile,
Namâz kılmak, günâhtır,
ibâdet olsa bile.
Nikâhlı hanımıyla latîfe
yapsa fakat,
Oyun olduğu halde, alır
ecir, mükâfât.
Yine bir âdetleri var idi
ki Resûl’ün,
“Kaylûle” yapar
idi, öğleden önce her gün.
Yâni gün ortasında, uyurdu
ki bir müddet,
Bu niyetle uyursa, bu da
olur ibâdet.
Şiblî
hazretleri de buyurur ki şöylece:
“Dörtyüz” kadar
hocadan ders gördüm senelerce.
Onlardan “Dört bin”
hadîs öğrenip ezberledim.
Lâkin bir tânesini,
kendime rehber ettim.
Çünkü diğer hadîsler,
vardır onun içinde.
Şöyle buyurmaktadır Resûl
bu hadîsinde:
(“Dünyâ için”,
dünyâ'da ne kadar kalacaksan,
Ona göre çalış ki, kısa
sürer bu devran.
“Âhiret için” ise,
o kadar gayret et ki,
Asıl hayat oradır,
sonsuzdur elbette ki.
Allaha ibâdet et, muhtâç
olduğun kadar.
İsyân et, Cehenneme
dayanacağın miktar.)
|