|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
AMELSİZ İLİM
“İmâm-ı Gazâlî”nin
talebesinden bir zât,
Mektup yazıp, İmâm’dan
istedi bir nasîhat.
O dahî cevap yazıp,
buyurdu ki: “Evlâdım!
Sana, sonsuz seâdet ihsân
etsin Allahım.
Peygamber
Efendimiz buyurdu ki: “Bir insan,
Dünyâ ve âhiret'e fâidesi
olmıyan,
Şeylerle uğraşırsa, bu,
vakti öldürmektir.
Bu da, "Allah o kulu hiç
sevmiyor" demektir.”
Ve yine buyurdu ki: “Îmân
eden bir kimse,
Bir saatlik vaktini "günâh"ta
geçirirse,
Bunun için, ne kadar
üzülse yeri vardır.
Çünkü af olunmazsa, "azâb"a
yakalanır.”
Oğlum, kolay ise de,
nasîhat, öğüt vermek,
Lâkin nefse zor gelir,
dinleyip kabûl etmek.
Hele dünyâ zevkleri
ardınca koşanlara,
Nasîhat acı gelip, hiç
bakmazlar bunlara.
Oğlum, kurtulmak için
âhiret'te, en evvel,
Emir ve yasakları
bilmelidir mükemmel.
Sonra da, buna göre amel
eylemelidir.
Zîrâ amelsiz ilim, insana
zarar verir.
Çünkü mahşer yerinde, bu
ilim sâhipleri,
“Bilmiyordum” dese
de, geçmez bu özürleri.
Cüneyd-i
Bağdâdî’yi, biri görüp rüyâda,
Sordu: “Sizin hâliniz nice
oldu burada?”
Buyurdu:
“Tasavvufta edindiğim bilgiler,
Keşf
ve kerâmetlerim, hebâ olup gittiler.
Yalnız bir gece vakti,
kıldığım iki rekât,
Namâzım var idi ki, o bana
etti imdât.”
Oğlum, insan, çok ıssız
bir dağda ilerlerken,
Karşısına, yırtıcı bir "arslan"
çıksa birden,
Yanındaki silâhı
kullanamazsa eğer,
O arslandan kurtuluş olur
mu hiç müyesser?
Ve yâhut da bir kişi, "hasta"
olsa faraza,
Teşhîsini öğrenip, ilâcını
da alsa,
İlâç, o hastalığa gelse de
gâyet iyi,
Onu kullanmadıkça yapar mı
tedâvîyi?
Bunun gibi bir insan, her
ilmi, ince ince,
Bilse de, fayda görmez
amel eylemeyince.
“Îmân”, kalben
inanmak olsa da her ne kadar,
Fakat ibâdetlerle
cilâlanır ve parlar.
Hattâ îmân, bir “Mum”a
benzetilirse eğer,
“Cam fener”
gibidirler etrâfında ameller.
Nasıl çabuk sönerse, mum,
feneri olmadan,
Îmân da çabuk söner,
ibâdet yapılmadan.
İbâdet yapmak dahî,
gerektirir “İhlâs”ı.
İhlâssız
amellerin, olmaz kula faydası.
İyi bir iş yaparken, bir
kimse görse eğer,
"Sevinç" hâsıl olursa, bu,
ihlâsı zedeler.
Çünkü amel, yapılır,
sâdece “Allah için”.
Bu ihlâs olmadıkça,
kurtulamaz ins ve cin.
İlim, amel, ihlâsı edinse
de bir insan,
Cennete girmek için,
gerekir yine “İhsân” .
Hiçbir kimse, Cennete
giremez ameliyle.
Ancak girebilirler “İhsân-ı
ilâhî”yle.
Fakat Hak teâlânın
ihsânına kavuşmak,
Onun emirlerini yapmakla
olur ancak.
Kim ihlâsla yaparsa
Rabbine ibâdeti,
Elbette vâsıl olur ona
Hakk’ın rahmeti.
|