ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

İHLÂSLI OLMAK

 

Hak teâlâ buyurdu: “Kul, Allaha ihlâsla,

Tâatten başka şeyle emr olunmadı aslâ.”

 

Yine buyuruyor ki: “İhlâs, sırrımdır benim.

Dostlarımın kalbine, onu yerleştiririm.”

 

Muâz bin Cebel der ki: “İhlâs ile amel et.

Az da olsa, mahşerde eder sana kifâyet.”

 

Mâruf-i Kerhî der ki: “Ey nefsim, bakma halka.

İhlâs ile amel et, kurtulursun mutlaka.”

 

Ebû Süleymân der ki: “İhlâs ile bir adım,

Atana müjde olsun, budur benim murâdım.”

 

Bir âlim de diyor ki: “Niyet etmek ihlâsla,

O işin kendisinden müşkildir daha fazla.”

 

Rüyâda sordular ki büyüklerden birine:

“Hak teâlâ ne yaptı senin amellerine?”

 

Buyurdu: “Allah için yapmışsam her ne amel,

Onların hiç birine, gelmemiş aslâ halel.

 

Bir yoldan, ihlâs ile aldığım bir “Taş” vardı.

O bile, mîzânımın "sevap" tarafındaydı.

 

Fakat buna mukâbil, “Bin altın” değerinde,

Verdiğim sadakayı, göremedim yerinde.

 

Dedim ki: “Yâ ilâhî, sebep ne, bilmiyorum.

O hayrım, mîzânımda yoktur, göremiyorum.”

 

O sırada gâibden geldi ki şöyle nidâ:

“Gönderdiğin yerdedir, ne ararsın burada!”

 

Hemen hatırladım ki, verirken o şeyi ben,

Birisi görmüştü de, “Sevinmiştim” içimden.

 

Süfyân-ı Servî der ki: “İşlediğin bir işin,

Aleyhinde değilse, nîmettir senin için.”

 

Biri de, cihâd için, ihlâsla gitti harbe.

Bir kimseyi gördü ki, satıyor “Ucuz heybe”.

 

Dedi ki: “Şu heybeyi, bu fiyata alayım.

Filân yerde satarak, para da kazanayım.”

 

Onu aldı ise de, rüyâ gördü o gece.

Baktı ki, iki melek yere indi hemence.

 

Birisi, diğerine dedi ki: Bu gâziler,

Allah için cihâda ederler seyr-ü sefer.

 

Tek tek isimlerini yazıver her kişinin.

Ve not et ki: “Cihâda giderler Allah için.”

 

Ve lâkin filân adam, giderse de cihâda,

Onun bu niyetine, karışıyor "riyâ" da.

 

Çünkü “Desinler” diye ve “Gösteriş” olarak,

Gidiyor ki, bu hâli beğenmez cenâb-ı Hak.

 

Sonra onu gösterip, dedi ki: “Şu kimse de,

Ticârete gidiyor, kendisi bilmese de.”

 

O bunu işitince, dedi ki: “Ey melekler!

Ben dahî Allah için ederim seyr-ü sefer.”

 

Melek dedi: “Ey filân, niyetin mâdem iyi,

Ne için satın aldın öyleyse o heybeyi?”

 

O kimse ağlıyarak, dedi ki ona tekrar:

Bunu ilerde satıp, edecektim biraz kâr.”

 

O melek, diğerine dedi ki: “Yaz öyleyse.

Bu, önce Allah için yola çıktı ise de,

 

Yolda, satın almıştır bir heybeyi, kâr için.

Allah nasıl isterse, öylece hükmeylesin.”

 

O kimse uyanınca, anladı hatâsını.

Silip attı kalbinden "para" ve "kâr" faslını.

 

Bunun için büyükler, şöyle buyurmuşlardır:

“Yalnız hâlis işlerden insana fayda vardır.”

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan