|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
TÖVBE ETMEK
“Tövbe”, pişmân
olmaktır işlenilen günâha.
Hâlisen
boyun büküp, sığınmaktır Allaha.
Hiç kimse kurtulamaz tövbe
ve istiğfârdan.
Zîrâ uzak değildir kul
kusûr ve hatâdan.
Hiç günâh işlememek, “Melekler”e
mahsustur.
Günâh işliyemezler, çünkü
onlar mâsumdur.
Bütün “Peygamberler”
de, günâhtan uzaktırlar.
Onlar, Hak teâlânın
korumasındadırlar.
Fakat la’în şeytanın,
ahvâli şudur ki hep,
Allahü teâlâya isyân eder
rûz-ü şeb.
İkisi arasında yer alır bu
"insanlar".
Günâh işler ve lâkin eder
tövbe, istiğfâr.
Tövbe için, Kur'ânda
buyurur ki Rabbimiz:
“Ancak tövbe etmekle
kurtulabilirsiniz.”
Ve şöyle buyurur ki
hadîste Resûlullah:
“Hiçbir insan yoktur ki,
yapmasın hatâ, günâh.”
Lâkin tövbe ederse her
günâhın peşinden,
Onlardır en iyisi,
günâhkârlar içinden.
Yine buyurdular ki o
Server buna dâir:
“Günâha tövbe eden, hiç
yapmamış gibidir.”
Mârifet nûru ile bakan
şöyle anlar ki,
Günâh “Zehir”
gibidir, yâhut da “Ateş” gibi.
Zehir yiyebilir mi bir
insan bile bile?
Yâhut tutabilir mi ateşi
eli ile.?
Lâkin nefis ve şeytan,
zehiri “Bal” gösterir.
Ancak ârif olanlar, bu
sırrı görebilir.
Süleymân-ı Dârânî buyurur
ki şöylece:
“Kul, boşa geçirdiği ömrü
için sâdece,
Gözünden,
"yaş"
yerine "kan" gelinceye kadar,
Ağlasa, yeri vardır
devamlı leyl-ü nehâr.”
Çok kıymetli “Cevher”e
sâhip olan bir kimse,
Üzülür, içi yanar onu
kaybetti ise.
Cezâ da görecekse hele o
bunun için,
Daha fazla üzülür, doğrusu
budur işin.
İşte insan ömrünün “Her
nefes”i de aynen,
Çok kıymetli mücevher
hükmündedir esâsen.
Çünkü o nefeslerin
bilinirse kıymeti,
Ele geçirebilir ebedî
seâdeti.
Gelince melek-ül mevt kula
mevt zamanında,
“Ölüyorum” diyerek,
telâşlanır ânında.
Ve der ki: “Ey Azrâil, bir
miktar ver de izin,
İstiğfâr eyliyeyim Rabbime
affım için.”
O der ki:
“Nice günler vardı senin önünde,
Ve lâkin şimdi bitti,
kalmadı bir tek gün de.”
Hâlisâne bir tövbe, elbet
kabûl edilir.
Ve lâkin şartlarına uymak
da lâzım gelir.
Şüphe etme, tövbenin kabûl
edildiğine.
Şüphe et ki, “Şartları
getirdin mi yerine?”
Gönüller, “Temiz ayna”
gibidir sanki birer.
“Siyah leke”
bırakır onda kötü fiiller.
Peşinden iyi bir iş icrâ
edildiğinde,
Birer “Nûr” peydâ
olur o ayna üzerinde.
Resûlullah
buyurdu: “Günâhtan sonra, hemen,
Bir iyi amel yap ki,
silsin onu tamâmen.”
Su, nasıl temizlerse,
elbisenin kirini,
Sevaplar da, temizler
günâhın pisliğini.
Göke
varacak kadar yapsan da fazla günâh,
"Hâlis tövbe"
edince, affeder onu Allah.
|