|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
SÛ-İ HÂTEME (Kötü âkıbet)
Âlimler buyurdu ki: Mühim
olan “Son An”dır.
Bundan, büyükler bile çok
fazla korkudadır.
Çünkü “İyi” olsa da
önceleri bir insan,
Lâkin değişebilir mâzallah
kalbi son an.
Zîrâ “Ölüm zamanı”,
gâyet tehlikelidir.
Ne yöne döneceği kalbin
belli değildir.
Bir velî
buyurdu ki: “Kırk yıllık bir müslümân,
Yanımdan, bir şey için
ayrılsa kısa bir an,
Ben şâhitlik edemem onun
hüsn-ü hâline.
Zîrâ değişebilir son anda
kalbi yine.”
Bir velî de, bu bapta
buyurur şunu kezâ:
“Bana, şöyle bir suâl
sorulsa ki faraza:
“Şu kapıda, îmânla ölmeyi
mi istersin,
Yoksa, biraz ilerde
şehîtlik mi, ne dersin?”
“Şu kapıda, îmânla ölmeyi”
derim hemen.
Zîrâ biraz ilerde ne olur,
hiç bilemem.”
Hazret-i
Ebüdderdâ buyurdu: “Hiçbir mü’min,
Son andaki hâlinden olamaz
rahat, emîn.”
Sehl-i
Tüsterî dahî buyurdu ki: “Sıddîklar,
Bu sû-i hâtemeden, her an
korkudadırlar.”
Hem Süfyân-ı Sevrî de,
ağladı son ânında.
İnsanlar bunu görüp,
şaşırdılar yanında.
Dediler ki: “Allahın affı
ve mağfireti,
Sonsuzken, ağlamanın nedir
acep hikmeti?”
Buyurdu:
“Îmân ile öleceğimi bilsem,
Dağlar kadar günâhım olsa
da, hiç üzülmem.”
Bir kimse de ölürken, şu
oldu vasiyyeti:
(Ölünce, varsa bende
seâdet alâmeti,
Alınız şu parayla bâdem
içi ve şeker,
Şehrin çocuklarına dağıtın
teker teker.
Sorarlarsa,
deyin ki: “Bu, filânca mü’minin,
Hakîkî bayramıdır, bol bol
alın ve yiyin,”)
“Sû-i hâteme”nin de, iki
sebebi vardır.
Birisi, “Bâtıl inanç”,
yâni bozuk îmândır.
Zîrâ bozuk olursa eğer
îmân, îtikad,
Yarın mahşer gününde, "Ateş"ten
olmaz âzâd.
Hattâ îmân, îtikad doğru
olmazsa eğer,
Hiçbir ibâdetine verilmez
kıymet, değer.
Îmân, ehl-i sünnete uymalı
ki bu dinde,
Ancak böyle îtikad
makbûldür Hak indinde.
Son nefeste, îmânı
tehlikeye götüren,
Bir sebep de, “Dünyâ'ya
muhabbet”tir gönülden.
Ölüm, onu dünyâ'dan
ayıracağı için,
Onu kötü bilir ve buğz
eder için için.
Eğer ki olmasaydı dünyâ'ya
muhabbeti,
Ayıracağı
için, kötü bilmezdi mevti.
İşte “Dünyâ sevgisi”,
başıdır her günâhın.
En büyük zararı da,
ölürken olur yarın.
İnsan, dünyâ'da iken neyi
çok söyler ise,
Son nefesinde dahî onu
söyler o kimse.
Ömrü, “Para saymak”la
geçerse bir insanın,
Elbet "para" sayıklar
ölürken yine yarın.
Kim “Allah”
kelâmını çok anarsa ömründe,
O da, normal olarak
“Allah” der son gününde.
“Kumar oynamak” ile
geçirdiyse ömrünü,
Ona âit kelâmlar sayıklar
ölüm günü.
“Allah” demek
isterse kim ölüm zamanında,
Başlasın söylemeye
şimdiden her ânında.
|