ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

SÛ-İ HÂTEME  (Kötü âkıbet)

 

Âlimler buyurdu ki: Mühim olan “Son An”dır.

Bundan, büyükler bile çok fazla korkudadır.

 

Çünkü “İyi” olsa da önceleri bir insan,

Lâkin değişebilir mâzallah kalbi son an.

 

Zîrâ “Ölüm zamanı”, gâyet tehlikelidir.

Ne yöne döneceği kalbin belli değildir.

 

Bir velî buyurdu ki: “Kırk yıllık bir müslümân,

Yanımdan, bir şey için ayrılsa kısa bir an,

 

Ben şâhitlik edemem onun hüsn-ü hâline.

Zîrâ değişebilir son anda kalbi yine.”

 

Bir velî de, bu bapta buyurur şunu kezâ:

“Bana, şöyle bir suâl sorulsa ki faraza:

 

“Şu kapıda, îmânla ölmeyi mi istersin,

Yoksa, biraz ilerde şehîtlik mi, ne dersin?”

 

“Şu kapıda, îmânla ölmeyi” derim hemen.

Zîrâ biraz ilerde ne olur, hiç bilemem.”

 

Hazret-i Ebüdderdâ buyurdu: “Hiçbir mü’min,

Son andaki hâlinden olamaz rahat, emîn.”

 

Sehl-i Tüsterî dahî buyurdu ki: “Sıddîklar,

Bu sû-i hâtemeden, her an korkudadırlar.”

 

Hem Süfyân-ı Sevrî de, ağladı son ânında.

İnsanlar bunu görüp, şaşırdılar yanında.

 

Dediler ki: “Allahın affı ve mağfireti,

Sonsuzken, ağlamanın nedir acep hikmeti?”

 

Buyurdu: “Îmân ile öleceğimi bilsem,

Dağlar kadar günâhım olsa da, hiç üzülmem.”

 

Bir kimse de ölürken, şu oldu vasiyyeti:

(Ölünce, varsa bende seâdet alâmeti,

 

Alınız şu parayla bâdem içi ve şeker,

Şehrin çocuklarına dağıtın teker teker.

 

Sorarlarsa, deyin ki: “Bu, filânca mü’minin,

Hakîkî bayramıdır, bol bol alın ve yiyin,”)

 

“Sû-i hâteme”nin de, iki sebebi vardır.

Birisi, “Bâtıl inanç”, yâni bozuk îmândır.

 

Zîrâ bozuk olursa eğer îmân, îtikad,

Yarın mahşer gününde, "Ateş"ten olmaz âzâd.

 

Hattâ îmân, îtikad doğru olmazsa eğer,

Hiçbir ibâdetine verilmez kıymet, değer.

 

Îmân, ehl-i sünnete uymalı ki bu dinde,

Ancak böyle îtikad makbûldür Hak indinde.

 

Son nefeste, îmânı tehlikeye götüren,

Bir sebep de, “Dünyâ'ya muhabbet”tir gönülden.

 

Ölüm, onu dünyâ'dan ayıracağı için,

Onu kötü bilir ve buğz eder için için.

 

Eğer ki olmasaydı dünyâ'ya muhabbeti,

Ayıracağı için, kötü bilmezdi mevti.

 

İşte “Dünyâ sevgisi”, başıdır her günâhın.

En büyük zararı da, ölürken olur yarın.

 

İnsan, dünyâ'da iken neyi çok söyler ise,

Son nefesinde dahî onu söyler o kimse.

 

Ömrü, “Para saymak”la geçerse bir insanın,

Elbet "para" sayıklar ölürken yine yarın.

 

Kim “Allah” kelâmını çok anarsa ömründe,

O da, normal olarak “Allah” der son gününde.

 

Kumar oynamak” ile geçirdiyse ömrünü,

Ona âit kelâmlar sayıklar ölüm günü.

 

Allah” demek isterse kim ölüm zamanında,

Başlasın söylemeye şimdiden her ânında.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan