|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NEFSİ HESÂBA ÇEKMEK
"Nefs"e karşı
yapacak, üçüncü bir iş vardır.
O da, her bir amel'den,
ona “Hesap sormak”tır.
Her gün akşam yatarken, o
günkü işler için,
Nefsine sormalı ki: “Bunu
niçin işledin?”
İnsan, iş ortağına
aldanmaması için,
Nasıl hesaplaşırsa onunla
peşin peşin,
"Nefs"e karşı, daha
da uyanık olmalıdır.
Çünkü nefis, hîleci, hâin
ve yalancıdır.
Kendi arzularını, sana iyi
ve güzel,
Gösterip, yaptırmaya
çalışır pek mükemmel.
Onun için her şeyi, ona
suâl etmeli.
“Bu işi ne niyetle, niçin
yaptın?”
demeli.
Zararlı, fenâ bir iş
yapmışsa o gün eğer,
Ona bir cezâ verip,
ödetmek îcâb eder.
“İbni Samed”, âlim
ve büyüklerden bir zâttı.
Altmış yıllık ömrünün, bir
hesâbını yaptı.
“Yirmibirbin altıyüz”
gün idi geçen hayât.
Bu rakamı görünce, şaşırdı
birden o zât.
Derin bir “Âh” ederek,
dedi ki o gam ile:
“Her gün, en az bir günâh
işlemiş olsam bile,
Yirmibirbin
altıyüz günâh eder bu cem’an.
Ben nasıl kurtulurum bu
kadar çok günâhtan?
Hem de öyle günlerim oldu
ki benim eyvâh!
İşlemiştim bir değil,
yüzlerce hattâ, günâh.
O halde, yüzbinlerce günâh
oldu şu anda.
Öyleyse benim hâlim, ne
olacak mîzânda?”
Yıkıldı sonra yere,
düşünerek o bunu.
Halk gelip baktılar ki,
teslim etmiş rûhunu.
Lâkin herkes, günâhı,
böyle dert etmiyorlar.
Yâni kendilerini hesâba
çekmiyorlar.
Bir tâne “Kum”
koysaydı, odaya her günâhta,
Birkaç sene içinde,
dolardı kumla oda.
Omuzlarımızdaki vazîfeli
melekler,
Her bir günâhımızı tek be
tek kaydederler.
Bir günâha, "Bir lira"
isteselerdi bizden,
Malımızın tamâmı giderdi
elimizden.
Halbuki arada bir, hem de
pek gaflet ile,
Bir iki “Sübhânallah”
diyecek olsak bile,
Tesbih
alır ve sayar, onu hesâb ederiz.
Sonra da, “Ben şu kadar,
şunu söyledim” deriz.
Hazreti "Ömer
Fâruk" buyurdu ki: "Her insan,
Tartmalı kendisini,
gelmeden vakt-i mîzân."
Her akşam, kamçı ile
vurarak kendisine,
“Ne için böyle yaptın?”
der idi hep nefsine.
Ve derdi ki:
(Ey nefsim, gaflete gelme zinhâr.
Bak, emîrül mü’minîn diyor
sana insanlar.
Buna lâyık olmazsan,
yazıklar olsun sana.
Allahtan
kork, yâhut da hazırlan azâbına.)
|