ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

NEFSİ HESÂBA ÇEKMEK

 

"Nefs"e karşı yapacak, üçüncü bir iş vardır.

O da, her bir amel'den, ona “Hesap sormak”tır.

 

Her gün akşam yatarken, o günkü işler için,

Nefsine sormalı ki: “Bunu niçin işledin?

 

İnsan, iş ortağına aldanmaması için,

Nasıl hesaplaşırsa onunla peşin peşin,

 

"Nefs"e karşı, daha da uyanık olmalıdır.

Çünkü nefis, hîleci, hâin ve yalancıdır.

 

Kendi arzularını, sana iyi ve güzel,

Gösterip, yaptırmaya çalışır pek mükemmel.

 

Onun için her şeyi, ona suâl etmeli.

“Bu işi ne niyetle, niçin yaptın?” demeli.

 

Zararlı, fenâ bir iş yapmışsa o gün eğer,

Ona bir cezâ verip, ödetmek îcâb eder.

 

İbni Samed”, âlim ve büyüklerden bir zâttı.

Altmış yıllık ömrünün, bir hesâbını yaptı.

 

Yirmibirbin altıyüz” gün idi geçen hayât.

Bu rakamı görünce, şaşırdı birden o zât.

 

Derin bir “Âh” ederek, dedi ki o gam ile:

“Her gün, en az bir günâh işlemiş olsam bile,

 

Yirmibirbin altıyüz günâh eder bu cem’an.

Ben nasıl kurtulurum bu kadar çok günâhtan?

 

Hem de öyle günlerim oldu ki benim eyvâh!

İşlemiştim bir değil, yüzlerce hattâ, günâh.

 

O halde, yüzbinlerce günâh oldu şu anda.

Öyleyse benim hâlim, ne olacak mîzânda?”

 

Yıkıldı sonra yere, düşünerek o bunu.

Halk gelip baktılar ki, teslim etmiş rûhunu.

 

Lâkin herkes, günâhı, böyle dert etmiyorlar.

Yâni kendilerini hesâba çekmiyorlar.

 

Bir tâne “Kum” koysaydı, odaya her günâhta,

Birkaç sene içinde, dolardı kumla oda.

 

Omuzlarımızdaki vazîfeli melekler,

Her bir günâhımızı tek be tek kaydederler.

 

Bir günâha, "Bir lira" isteselerdi bizden,

Malımızın tamâmı giderdi elimizden.

 

Halbuki arada bir, hem de pek gaflet ile,

Bir iki “Sübhânallah” diyecek olsak bile,

 

Tesbih alır ve sayar, onu hesâb ederiz.

Sonra da, “Ben şu kadar, şunu söyledim” deriz.

 

Hazreti "Ömer Fâruk" buyurdu ki: "Her insan,

Tartmalı kendisini, gelmeden vakt-i mîzân."

 

Her akşam, kamçı ile vurarak kendisine,

Ne için böyle yaptın?” der idi hep nefsine.

 

Ve derdi ki: (Ey nefsim, gaflete gelme zinhâr.

Bak, emîrül mü’minîn diyor sana insanlar.

 

Buna lâyık olmazsan, yazıklar olsun sana.

Allahtan kork, yâhut da hazırlan azâbına.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan