|
01 - İMÂM-I GAZÂLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NEFİS MUHÂSEBESİ
"İmâm-ı Gazâlî" ki,
müctehid, âlim bir zât.
“Kimyâ-yı seâdet”te, şöyle
eder nasîhat:
(Hak teâlâ, Kur'ânda
buyurdu bir âyette:
"Terâzi
kuracağım, mahşer günü elbette.
O gün, aslâ kimseye
zulmedilmiyecektir.
Herkes ne işlediyse,
ortaya gelecektir.
Zerre kadar olsa da, her
ameli, muhakkak,
Mîzâna koyacağım meydana
çıkararak.”
Bunu haber verdi ki,
mahşer günü gelmeden,
Her kişi, hesâbına baksın
henüz ölmeden.
Zîrâ "hazreti
Ömer" buyurdu ki: “Ey insan!
Gör kendi hesâbını,
gelmeden vakt-i mîzân.”
İşte bu yüzdendir ki, eski
din büyükleri,
Saydılar bu dünyâ'yı,
sanki bir “Pazar yeri”.
Kendi nefislerini, koyup
“Ortak” yerine,
Şirket kurup, “Şartnâme”
yaptılar hemen yine.
Henüz işe girmeden,
dediler ki: “Ey nefsim!
Herbiri "hazîne"dir
benim her bir nefesim.
Çünkü o nefeslerden
ibârettir sermâyem.
Yâni ömrümden başka, bir
şeyim yok benim hem.
Öyle kıymetlidir ki bu
ömür, bu nefesler,
Zîrâ geçen her ânım, artık
geri gelmezler.
Her nefes alışta da,
azalır bu sermâyem.
Halbuki "Seâdete ermek"tir
benim gâyem.
Öyleyse ticârete
başlıyalım, vakit az.
"Âhiret" uzunsa da,
ticâret yapılamaz.
Aman nefsim, dikkat et,
yitirme sermâyeyi.
Giderse, ne yapsan da
gelmez o tekrar geri.
Farz et ki "ecel"
geldi, istedin bir gün izin.
Ve lâkin verilmedi, o
zaman ne edersin?
Farz et ki, daha sonra
verdiler sana onu.
Düşün şimdi o günün içinde
olduğunu.
Ne yapacak idiysen ey
nefsim o "son gün"de,
Yap onu işte bu gün, zîrâ
fırsat elinde.
Cenneti, o günde de eğer
kazanamazsan,
Olur mu senin için, bundan
büyük bir ziyân?
Yedi adet kapısı vardır ki
Cehennemin,
Onlar da, yedi adet "uzvun"dur
işte senin.
Sen bunları, haramdan
korumaz isen şâyet,
Ve onlarla, Allaha
yapmazsan çok ibâdet,
Sana cezâ veririm, kendine
gel ey nefsim!
Bil ki, Cehennemdeki
azaplar gâyet elîm.
Zîrâ Resûl
buyurdu: “Aklı olan bir insan,
Ölmeden, hesâbını görendir
zaman zaman.
Ve ölüm'den sonraki hayâtı
düşünerek,
Kulluğunu yapandır, Allaha
şükrederek."
"Nefis" âsî ise de,
nasîhat dinler ancak.
Ona çok tesir eder,
isteğini yapmamak.)
|