ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

VEFÂTI

 

Mustafâ Bekrî” diye, bir seyyid var idi ki,

Mescid-i Nebevî'nin temizleyicisiydi.

 

Bu zât anlatıyor ki: Her gece, hemen hemen,

"Resûl-i kibriyâ"yı rüyâda görürdüm ben.

 

Tebessüm buyururdu her gece gördüğümde.

“Hizmetten memnun” diye, seviniyordum ben de.

 

Fakat gördüm bir gece, ağlardı Resûlullah.

Onu öyle görünce, üzülüp dedim: “Eyvâh!

 

Yoksa bir hizmetimde, kusûr mu oldu vâki?

Acep hangi hizmette, ne gibi hatâm var ki?”

 

O zaman Resûlullah dönüp benden tarafa,

Buyurdu ki: (Kusûrun olmadı ey Mustafâ!

 

İsmi, benim ismimden, mübârek, âlim bir zât,

Vefât etti, işte ben ağlarım ona bizzât.)

 

Sonradan öğrendik ki oradan gelenlerden,

"İmâm-ı Gazâlî"ymiş o zaman vefât eden.

 

Binyüzonbir senesi, Cemâzil evvelinde,

Ondördüne rastlıyan Pazartesi gününde,

 

Gece, sabaha kadar zikir, fikir, ibâdet,

Yaparak, Kur'ânı da eyledi çok tilâvet.

 

Sabah vakti olunca, tâzeledi abdesti.

Sonra yakınlarından kefenini istedi.

 

Öpüp başına koydu, sonra sürdü yüzüne.

Dedi ki: (Yâ ilâhî, emrin baş göz üstüne.)

 

Sonra da, odasına girdi yalnız olarak.

Bir daha çıkmayınca, ehli çok etti merak.

 

Kapısını açıp da, girdiler ki odaya,

Kavuşmuş büyük "İmâm", Allahü teâlâya.

 

Baş ucunda, yazılı bir kâğıt vardı ancak.

Ona, şu beyitleri yazmıştı son olarak:

 

“Ey beni ölmüş görüp, ağlayan ehli beytim!

Şunu iyi bilin ki, gerçekten ben ölmedim.

 

Öldü zannedersiniz siz beni şimdi, fakat,

Benim için, şu anda başladı asıl hayât.

 

Bir "Fâtiha" okuyun rûhuma bu arada.

Ben gittim, biliniz ki, siz varsınız sırada."

 

"İmâm-ı Gazâlî"yi, vasiyyeti üzere,

Şeyh “Ebû Bekr-i Nessâc” koymuş idi kabire.

 

Mezardan çıktığında, gördü ki o ahâli,

Yüzü, "Kül" gibi olmuş değişmiş, onun hâli.

 

"N’oldu?" diye sorunca kendisine insanlar,

Dedi ki: (Çok mübârek bir şey gördüm âşikâr.

 

Ben, İmâm’ın nâşını koyduğumda mezara,

Çok nûrlu bir “Sağ el”i görüverdim o ara.

 

Gâibden denildi ki: “Bu mübârek İmâmın,

Elini, eline koy Seyyid-ül Enbiyâ'nın.”

 

Bunu gördüm gözümle, işittim kulağımla.

Sonsuz rahmet eylesin "İmâm"a Hak teâlâ.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan