ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ÂHİRET SULTANLIĞINI ARA

 

Sultân Sencer” vardı ki, “Gazâlî” zamanında,

Altmış sene kalmıştı, pâdişâhlık tahtında.

 

Dînine bağlı olup, severdi âlimleri.

Kendi de, ilim ile uğraşırdı ekseri.

 

"İmâm-ı Gazâlî"yi, birçok çekemiyenler,

Onu, Sultân Sencer'e şikâyet eylediler.

 

O dahî, haber salıp, "İmâm"a, birisiyle,

Görüşmek isteğini bildirdi kendisiyle.

 

Lâkin o, bu dâvete icâbet etmiyerek,

Mâzeret beyân etti, bir mektup göndererek.

 

Sultâna, o mektupta yazdı ki: (Cenâbı Hak,

Seni, iyi işlerde eylesin hep muvaffak.

 

İhsân etsin sana hem, âhiret sultânlığı.

Ki, "Hiç"tir ona göre dünyâ pâdişâhlığı.

 

Bu dünyâ saltanatı, geçicidir, fânîdir.

O da, birkaç seneden daha fazla değildir.

 

Hem sonra, bu "Dünyâ"nın var mıdır ki kıymeti,

Sultânlığının dahî olsun ehemmiyyeti?

 

İnsan, sâhip olsa da bütün dünyâ mülküne,

Onunla öğünmeye değer mi dünyâ yine.

 

Öyleyse gönül verme, sen bu “Dâr-ül gurûr”a.

Ebedî sultânlığa gönül ver, onu ara.

 

Bu seâdete ermek, çok güç ise de, lâkin,

Sana göre kolaydır sultân olduğun için.

 

Hadîste buyuruldu: “Bir günlük bir adâlet,

Altmış yıllık tâatten üstündür daha elbet”.

 

Herkesin, “Altmış yılda” kazanacağı şeyi,

Bahşetti Allah sana, “Bir günde” kesb etmeyi.

 

Dünyâ'nın kötülüğü, açık ve ortadadır.

Ondan daha ortada ve âşikâr ne vardır?

 

Şimdi çağırırsınız beni sarayınıza.

Lâkin arz edeyim ki hâlimi zâtınıza,

 

Ben, "Elliüç sene"lik bir ömür sürdüm ki tam,

Bunun da “Kırk” senesi, ilimle geçti tamam.

 

Sonra ben, "Melikşâh"ın yanında, yirmi sene,

Bulundum ve gâyetle yakındım kendisine.

 

Çok ilgi ve iltifât gördüm kendilerinden.

Görmediğim kalmadı dünyâ nîmetlerinden.

 

Fakat şimdi hepsini, terk ettim seve seve.

Ahdim var, “Sultânların yanına gitmemeye”.

 

Kabûl edilir ise eğer bu mâzeretim,

Lütfetmiş olursunuz, bozulmaz eski ahdim.

 

Kabûl olunmazsa da, sizindir emir, fermân.

Geleyim yanınıza, bu ahdi bozup hemân.)

 

Sultân cevap yazdı ki: (Olmazsa size zahmet,

Teşrîfiniz, nîmet ve şereftir bize elbet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan