ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

RÜYÂDAKİ SOPA

 

Bir imâm var idi ki “Ebül Hasen” adında,

Hatırı sayılır bir kimseydi zamanında.

 

İmâm-ı Gazâlî'nin, "İhyâ-yı ulûm"unu,

Bir gün biraz okuyup, beğenmedi pek onu.

 

Zîrâ kendine göre, "yanlış" vardı içinde.

Yakmayı tasarladı, bunların hepsini de.

 

O kitaptan ne kadar varsa o mahallede,

Söyledi ki: “Toplansın cümlesi bir mahalde.”

 

Aynı gün, hânelerden kitaplar toplanıldı.

Ve bir Cumâ gününde, bir mahalde yığıldı.

 

Ertesi gün, hepsini yakacaklardı ki tam,

O gece yattığında, rüyâ gördü o imâm.

 

Hem namâz kıldırdığı câmiinden içeri,

Girince, gördü birden "hazreti Peygamber"i.

 

"Hazreti Ebû Bekir" ve "hazreti Ömer" de,

Resûl'ün huzûrunda otururlardı yerde.

 

"İmâm-ı Gazâlî" de ayakta duruyordu.

Ve "İhyâ-yı ulûm"u elinde tutuyordu.

 

Onu, Resûlullaha göstererek uzaktan,

Dedi: (Yâ Resûlallah, dâvâcıyım şu zâttan.

 

Zîrâ yakmak istiyor benim şu kitâbımı.

Güyâ bulmuş içinde, bir kusûr ve hatâmı.

 

Siz de tetkîk buyurun bu kitâbı Efendim.

Eğer hatâ var ise, dâvâmdan vaz geçeyim.

 

Yoksa, niçin yakacak o benim kitâbımı?

O zaman bu adamdan, alın benim hakkımı.)

 

Resûlullah, kitâbı, baştan tâ sona kadar,

Mütâla'a buyurup, sonunda verdi karar.

 

Buyurdu ki: (Vallahi, bu, çok güzel kitaptır.

Hepsi doğru ve iyi, hatâ yok tek bir satır.)

 

Sonra da uzatarak Ebû Bekr ve Ömer’e,

Buyurdu ki: (Siz dahî, tetkîk edin bir kere.)

 

Onlar da inceleyip, o İhyâ-yı ulûmu,

Ve tasdîk ettiler ki: “Doğrudur bil-umûmu.”

 

O zaman Resûlullah buyurdu: (Öyle ise,

Soyun şu kimseyi de, kalmasın üst elbise.

 

İftirâ edenlere vuruluyorsa nasıl,

Buna dahî vurun ki, cezâsı budur asıl.)

 

Bu emir gereğince, hemen "Ebül Hasen"i,

Getirip, çıkardılar önce elbisesini.

 

Resûl'ün emri ile, başladılar vurmaya.

Lâkin beşincisinde, "Sıddîk" girdi araya.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, affedin bu kişiyi.

Zîrâ yanıldığından yapmış idi bu işi.)

 

İmâm-ı Gazâlî'ye sordu Resûl-i zîşân.

O dahî arz etti ki: (Affettim ben de şu an.) 

 

Uyandı Ebül Hasen, sabah kan ter içinde.

Ve hemen tövbe etti, bunun netîcesinde.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan