ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMÂM-I GAZÂLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

O, HÜCCET-ÜL İSLÂMDI

 

Büyük islâm âlimi, müctehid ve imâmdır.

Her fende söz sâhibi ve hüccet-ül islâmdır.

 

Bu âlim, "Tus" şehrinin, “Gazal” nâhiyesinde,

Doğdu, binellisekiz mîlâdî senesinde.

 

Yaşı “ellibeş” iken, yine bu mübârek zât,

Tus’ta, “binyüzonbir”de eyledi Hakk'a vuslat.

 

İlk defâ Tus şehrinde, başladı tahsîline.

Sonra, Gürcan’a gidip, ilim aldı üç sene.

 

Gürcan’dan ayrılıp da, Tus’a geri dönerken,

Bir gurup "yol kesici", önüne çıktı birden.

 

Para ve eşyâsıyla birlikte eşkıyâlar,

"Ders notları"nı dahî alıp uzaklaştılar.

 

Arkalarından gidip, yalvardı ki ihlâsla:

(O notlar, işinize yaramaz sizin aslâ.

 

Ben o ilimler için, eyledim terk-i diyâr.

Nice sıkıntılara hem de oldum giriftâr.

 

Üç senede topladım, hem de o ilimleri.

Ne olur, o notları almayın, verin geri.)

 

Eşkıyânın reîsi, o notları vererek,

Şöyle dedi İmâma, biraz gülümsiyerek:

 

(Bu nasıl ilimdir ki, bağlıdır bu notlara?

Peki nasıl mâliksin sen bu mâlûmâtlara?

 

Bunlar elden gidince, boş bulursan kendini.

Nasıl iddiâ edersin, bunları bildiğini?)

 

Eşkıyânın bu sözü, ona çok etti tesir.

Gidince, o notları ezberledi hep bir bir.

 

Sonra da, Nişâbur’da tahsîle etti devam.

Bilcümle ilimleri öğrenip, etti tamam.

 

Selçuklu devletinin vezîri "Nizâmülmülk",

Duydu ki, "Nişâbur’da bir âlim var, çok büyük".

 

Bağdat’a dâvet etti acele kendisini.

Verdi ona medrese baş müderrisliğini.

 

Bu günkü tâbir ile, Nizâmiye adında,

Bir üniversiteye "Rektör" oldu ânında.

 

O devrin âlimleri, cümle erkân ve eşrâf,

İlmî üstünlüğünü hep ettiler îtirâf.

 

O zaman Avrupa’da vardı ki filozoflar,

Dünyâ'yı, “Tepsi” gibi düz zannederdi onlar.

 

İmâm, müsbet ilimle reddedip derhal bunu,

İsbât etti “Düz” değil, “Yuvarlak” olduğunu.

 

Akıllı zannedilen, o pis filozofların,

Allahı inkâr eden, o sefîh insanların,

 

O iddiâlarını çürüterek evvelâ,

"Ahmak" olduklarını isbât etti pekâlâ.

 

"Felsefe" dedikleri, gülünç bilgilerini,

İlim ile nakzedip, rezîl etti hepsini.

 

Bunun için “Gazâlî”, bir filozof değildir.

O, dinde bir “Müctehid”, bir “İslâm âlimi”dir.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan