ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

80 - NU'MÂN BİN MUKARRİN (Radıyallahü Anh)

NİHÂVEND ZAFERİ

 

Peygamber Efendimiz, göçünce bu dünyâdan,

Kavimler, üçer beşer mürted oldu her yandan.

 

Zamanın halîfesi, bu fitne ateşini,

Söndürmek gâyesiyle topladı askerini.

 

Hazret-i Nu'mân”ı da, bir bölük asker ile,

Gönderdi Nihâvend’e küffârın üzerine.

 

O gün islâm askeri, “Otuz bin” kişi vardı.

Îrân ordusu ise “Yüzelli bin” kadardı.

 

“Nu'mân ibni Mukarrin”, kâfirleri görünce,

Yüksek bir sedâ ile bir tekbîr aldı önce.

 

İslâm ordusu dahî, tekbîr aldı peşinden.

Yer ve gök inliyordu o gün "Tekbîr" sesinden.

 

Cumâ günü gelince, “Nu'mân ibni Mukarrin”,

Dedi: (Ey mücâhidler şimdi beni dinleyin.

 

Allah rızâsı için çıktık biz bu sefere.

Niyeti düzeltirsek, ulaşırız zafere.)

 

Sonra duâ eyledi kaldırıp ellerini:

(İlâhî, mahcûb etme şu islâm erlerini.

 

İhsân et ordumuza zaferi netîcede.

Bana da, şehâdeti nasîb eyle bu cenkte.)

 

Onun bu duâsını dinliyen mücâhidler,

Hep birden yüksek sesle “Âmîn! Âmîn!” dediler.

 

Dedi: (Ey gâzilerim, beni tâkib eyleyin.

Sancağı sallayınca, küffâra hamle edin.

 

Birimiz attan düşer, şehîd olursa ya da,

Yanında toplanmayın, devâm edin cihâda.

 

Velev ki ben olsam da, o düşüp şehîd olan,

Yine siz, cenginize devâm edin durmadan.)

 

Böyle deyip, sancağı sallayınca dört yana,

Mücâhidler, ok gibi hücûm etti düşmana.

 

Çetin bir muhârebe başlamıştı ki o an,

En önde çarpışırdı yine “Hazret-i Nu'mân.”

 

Fakat o savaşırken, bir ara birdenbire,

Bir düşman mızrağıyle atından düştü yere.

 

Nu'mân” yere düşünce, "Huzeyfe ibni Yemân",

Sancağı ondan kapıp, hücûma geçti o an.

 

Kâfirlerin başkanı, “Firûzân” da o ara,

Bir kılıç darbesiyle geberip gitti "Nâr"a.

 

Askeri bunu görüp, bozuldu moralleri.

Kimi orda toplandı, kimi de kaçtı geri.

 

Allahın yardımıyle erişildi nusrete.

Uğramıştı kâfirler büyük bir hezîmete.

 

Ne zaman ki mü’minler, zafere ulaştılar,

Yerde yatan "Nu'mân"ın yanına koşuştular.

 

En son nefeslerini alıyordu o zaman.

Dediler: (Zafer bizim, müsterîh ol ey Nu'mân!)

 

Öğrenince son anda bu "zafer" haberini,

Râhatça içiverdi "Şehâdet şerbeti"ni.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan