|
79 - HUZEYFE TÜBNİ YEMÂN
(Radıyallahü Anh)
MÜNÂFIKLARIN SÛİKASTI
Vaktâ ki
mücâhidler, "Tebük"ten ayrıldılar,
Ve nûrlu
Medîne’nin yoluna koyuldular.
Az sonra
münâfıklar, gelince dar bir yere,
Gece, tuzak
kurdular Sevgili Peygambere.
Peygamber
Efendimiz, Kusvâ adlı devenin,
Üstünde,
izzet ile giderdi geceleyin.
Devenin
yuları da “Ammâr bin Yâsir”deydi.
Ardından
geliyordu "Huzeyfe-i Yemânî".
Lâkin
münâfıkların bu fikrini, o gece,
Cebrâil, o
Server’e haber verdi hemence.
Dar yere
yaklaşınca, Resûlullah giderken,
Bir münâfık
gurubu, hücûma geçti birden.
Bu hâli görür
görmez "Huzeyfe-i Yemânî",
Onların
üzerine hücûma geçti ânî.
(Ey Allah
düşmanları!) diyerek hem o ara,
Elindeki
sopayla vurdu münâfıklara.
Yüzleri
maskelenmiş o oniki münâfık,
Askerin
arasına karıştılar o anlık.
Resûlullah,
onların isimlerini tek tek,
“Hazret-i
Huzeyfe”ye gizlice bildirerek,
Tembîh
buyurdular ki Hazret-i Huzeyfe’ye:
(Sakın
söylemiyesin bunu başka kimseye.)
“Üseyyid bin
Hudayr” da, Resûl'ün huzûruna,
Gelip arz
eyledi ki: (Onları bildir bana.
Ki, o
münâfıkların cezâsını vereyim.
Başlarını
kesip de, size teslîm edeyim.)
Lâkin
Peygamberimiz kabûl eylemeyince,
Üseyyid “Peki”
deyip, geri gitti hemence.
Medîneli
mü’minler, döndüğünü Resûl'ün,
Öğrenip,
istikbâle çıktılar hepsi o gün.
Ve henüz bu
seferden iki ay geçmişti ki,
Münâfıkların
başı Abdullah ölüp gitti.
Böylece
birlikleri bozulup dağıldılar.
Cümle
müslümânlar da artık râhatladılar.
Yine
Peygamberimiz, ileride olacak,
Şeyleri,
bildirirdi bir mûcize olarak.
Sahâbe-i
kirâmdan "Huzeyfe" hazretleri,
Der ki: Hak
teâlânın Sevgili Peygamberi,
Tâ kıyâmete
kadar, her ne olacak ise,
Hepsini,
teker teker haber verdi hep bize.
Ve hattâ
kıyâmetin çok alâmetlerinden,
Bildirdi
herbirini, henüz vefât etmeden.
Kendi ehl-i
beytinin başlarına gelecek,
Musîbetleri
dahî, haber verdi tek be tek.
Hazret-i Alî
için, “Tam namâz kıldırırken”,
Hazret-i
Osmân için, yine “Kur’ân okurken”,
“Şehid
olacaksınız” diye buyurdular ki,
Bildirdiği bu
şeyler, ayniyle oldu vâkî.
|