|
79 - HUZEYFE TÜBNİ YEMÂN
(Radıyallahü Anh)
KÂFİRLER YİNE KAÇTILAR
"Huzeyfe-i
Yemânî" diyor ki: Ben o gece,
Düşmanların
yanına sokulmuştum gizlice.
Zîrâ
Peygamberimiz göndermişti ki beni,
Öğrenip
bildireyim, küffârın hâllerini.
Öyle sert bir
fırtına esiyordu ki o an,
Çadırları
sökülüp, devrilirdi rüzgârdan.
Yaktıkları
ateşler, ânında sönüyordu.
Ve savrulan
kumlardan, göz gözü görmüyordu.
Bir ara, Ebû
Süfyân dedi: (Ey Kureyşliler!
Bu yerden
gitmeliyiz artık birer ikişer.
Şu esen
fırtınayı görüyorsunuz zîrâ.
Hayvanlarımız
bile, başladı kırılmaya.
İşte ben
gidiyorum!)
diyerek, sonra hemen,
Devesiyle,
sür'atle uzaklaştı o yerden.
Müşrik ordusu
dahî, toparlanıp nihâyet,
Mekke yönüne
doğru, eylediler hareket.
“Huzeyfe-i
Yemânî” diyor ki: Ben o zaman,
Geldim
Resûlullahın huzûruna oradan.
Vaktâ ki o
Server’in yanına gittiğimde,
Baktım, namâz
kılıyor o vakit bir kilimde.
Selâm verip
sordu ki: (Müşrikler ne hâldedir?)
Dedim: (Kaçıp
gittiler buradan hepsi bir bir.)
Allahın
Sevgilisi, buna çok sevindiler.
Hattâ
sevinçlerinden bana gülümsediler.
Günlerdir
uykusuzluk, açlık ve yorgunluktan,
Ayakta durmak
için, tâkatim yoktu o an.
Resûlullah,
beni de alarak yanlarına,
Kilimin bir
ucunu eliyle örttü bana.
Resûlullah
ile ben, tek bir kilimde artık.
Fecir sökene
kadar, yatarak sabahladık.
Beni
uyandırınca sabahleyin o Server,
Baktım ki,
müşriklerden kalmamış hiçbir eser.
Müşrikler, tâ
Mekkeye yaklaşıncaya kadar,
Hep esti
peşlerinden rüzgâr ve fırtınalar.
Ve yine o
müşrikler, her an arkalarından,
Hep "Tekbîr"
sedâları işittiler durmadan.
Velhâsıl bu
savaştan kaçınca Kureyş’liler,
Diğer
kabîleler de kaçıp firâr ettiler.
Ağır bir
mağlûbiyet olmuştu bu onlara.
Ve zafer
nasîb oldu yine müslümânlara.
"Tekbîr"
sedâlarıyla o şânlı sahâbîler,
Medîne’ye
dönünce, mü’minler sevindiler.
İnsanlar,
sokaklara dökülmüşler o günü,
Tebrîk
ediyorlardı Allahın Resûlü'nü.
O Server de,
onlara tebessüm buyurarak,
Karşılık
veriyordu her birine bakarak.
Buyurdu: (Ey
eshâbım, üstünlük geçti size.
Kureyş, artık
gelemez sizin üzerinize.)
|