ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

79 - HUZEYFE TÜBNİ YEMÂN (Radıyallahü Anh)

KASIRGA BAŞLADI

 

Cibrîl haber verdi ki Hendek günü Resûle:

(Allah, helâk edecek küffârı rüzgar ile.)

 

O gece, ortalığı çok müthiş bir karanlık,

Bastırdı ki, göz gözü görmüyordu hiç artık.

 

Ve bir rüzgar esti ki, çok şiddetli ve ânî,

Bunu, şöyle anlatır "Huzeyfe-i yemânî".

 

Bir karanlık bastı ki o gece bir aralık,

Bir gece görmemiştim ondan daha karanlık.

 

Ve gök gürültüsünü andıran bir ses ile,

Çok şiddetli bir rüzgâr başlamıştı esmeye.

 

Biz, şiddetli açlık ve soğuktan titriyorduk.

Bulunduğumuz yerde, büzülmüş bekliyorduk.

 

O zaman Resûlullah, eshâbına hitâben,

Buyurdu: (Kim küffârın yanına varıp hemen,

 

Onların ahvâlini inceleyip de bir bir,

Ve oradan ayrılıp, bana haber getirir?)

 

Çok şiddetli açlık ve soğuktan, bizde fakat,

Ayağa kalkmak için, yok idi güç ve tâkat.

 

Resûlullah, yanıma teşrîf etti ki, o an,

Büzülmüş otururdum yerimde ben o zaman.

 

Omuzuma dokunup, buyurdu ki: (Sen kimsin?)

Dedim: (Yâ Resûlallah, Huzeyfe’yim, emredin.)

 

Buyurdu ki: (Kâfirler ne yapıyor, git de bak.

Lâkin atma onlara ne bir ok, ne de mızrak.

 

Onların hâllerinden, bana bir haber getir.

Soğuk ile sıcaktan olmazsın müteessir.)

 

Resûl'ün himmetiyle titreme gitti benden.

Ve bir kuvvet geldi ki, fırlayıp kalktım hemen.

 

Sonra, küffâra doğru başladım yürümeye.

Ne üşüme var idi ve ne de bir titreme.

 

Müşrik karargâhına vâsıl oldum nihâyet.

Bir rüzgar eserdi ki, şiddetliydi begâyet.

 

İleri gelenleri oturmuşlar Kureyş’in,

Isınırlardı o an yanında bir ateşin.

 

Onların arasında gördüm ki, Ebû Süfyân,

Derdi ki: (Hemen çekip gitmeliyiz buradan.)

 

Beni tanımadılar, karanlıktı hâliyle.

Varıp, ateş yanında oturdum onlar ile.

 

Öyle çok şiddet ile esiyordu ki rüzgâr,

Çivileri sökülüp, yıkılırdı çadırlar.

 

Hattâ kap kacakları, yere devriliyordu.

Ve kum fırtınasından, göz gözü görmüyordu.

 

Bir ara Ebû Süfyân, seslenip: (Dikkat edin!

Câsusu gelebilir buraya Muhammed’in.

 

Herkes yanındakine dikkat etsin!) deyince,

Anladım ki, o benden şüphelendi iyice.

 

Daha önce davranıp, ben, yanımdakilere,

Kimler olduklarını suâl ettim ilk kere.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan