|
78 - HUBEYB BİN ADİY
(Radıyallahü Anh)
MURÂDIM ŞEHÎDLİKTİR
Lityanoğullarının hîlesine uğrayan,
Sahâbeden
sekizi, şehîd oldular o an.
“Hubeyb
bin Adiy” ile, bir de “Zeyd bin Desinne”,
İkisi esîr
düştü müşriklerin eline.
Resûlullah,
onları, dîni öğretmek için,
Lityanoğullarına göndermişti ve lâkin,
İhânet
eylediler kâfirler pusu kurup.
Saldırdılar
bunlara, kalabalık bir gurup.
“İkiyüz kişi”
olup, hepsi okçu idiler.
Mü’minlere
seslenip, (Teslîm olun!) dediler.
On sahâbî
dedi ki: (Hiç teslîm olmayız biz.
Gelin de
dövüşelim varsa cesâretiniz.)
Arslan gibi
dövüşüp, şehîd oldu sekizi.
Nihâyet esîr
düştü geri kalan ikisi.
Mekkeye
götürdüler bunları o hâinler.
Çok sevindi
bu işe, Mekke’deki kâfirler.
İntikâm hırsı
ile, yanıyorlardı zîrâ.
Hepsi diş
biliyordu bütün müslümânlara.
"Bedir"
ile "Uhud"da, yakın akrabâları,
Ölenler,
fırsat bilip satın aldı onları.
Maksat, bu
ikisini öldürüp bir an önce,
O
intikâmlarını almak idi böylece.
Lâkin “Haram
aylar”da bulunuyorlardı tam.
O aylarda
savaşmaz, öldürmezlerdi adam.
Bekleyip,
"haram aylar tamâmen geçsin" diye.
Hapsettiler
onları, ayrı birer hücreye.
Nihâyet
günler geçti ve çıktı haram aylar.
O iki
sahâbîyi hücrelerden aldılar.
Ve iki
darağacı kurdular bir meydanda.
Müşrikler,
seyir için toplandılar o anda.
“Hubeyb”i
asarlarken, dedi ki: (Durun biraz.
Önce edâ
edeyim iki rekât bir namâz.)
Daha sonra
bağlayıp, onu darağacına,
Dediler: (Dön
dininden, kıyma tatlı canına.)
Buyurdu ki: (Vallahi
aslâ dönmem dînimden.
Dünyâyı
verseniz de, vazgeçmem bu fikrimden.)
Dediler ki:
(Ey Hubeyb, cevap ver şu suâle.
Seni,
Peygamberiniz sokmadı mı bu hâle?
Şimdi senin
yerinde, O olsa idi eğer,
Daha iyi
olurdu değil mi, bir cevap ver.
Eğer ki "Evet"
dersen, ölümden kurtulursun.
Ve şimdi eve
gider, râhatça oturursun.)
Buyurdu: (Ben,
değil ki Onun asılmasını,
İstemem
ayağına bir diken batmasını.
Râzı olmam
zerrece bir zarar gelsin Ona.
Yüzbin canım
olsa da, fedâ olsun yoluna.
Korkmam Onun
uğrunda işkenceden, ölümden.
Murâdım
şehîdliktir zîrâ cânü gönülden.)
|