|
75 - HATÎB BİN EBÎ
BELTEA
(Radıyallahü Anh)
ONU TÂRİF EDER MİSİN?
Peygamber
Efendimiz, o günlerde eshâba,
Buyurdu: (Şu
mektûbu, içinizden acabâ,
Mısır
hükümdârına kim götürüp iletir?
Onun
mükâfâtını Rabbimiz kat kat verir.)
Ayağa
fırlayarak “Hatîb” adlı sahâbî,
Dedi: (Ben
götürürüm ey Allahın Habîbi!)
Buyurdu ki: (Ey
Hatîb, Rabbimiz, bunu senin,
Hakkında çok
hayırlı ve mübârek eylesin.)
“Hatîb”
mektûbu alıp, evine gitti hemen.
Sefer
hazırlığını yaparak çıktı evden.
“Mukavkıs”
hükmederdi o zamanlar Mısır’a.
Ve
İskenderiyede bulunurdu o sıra.
Varıp “Hazret-i
Hatîb”, Resûl'ün mektûbunu,
Mukavkıs’a
verince, okudu hemen onu.
Peygamber
Efendimiz, bu mektûbunda yine,
Dâvet
buyuruyordu onu islâm dînine.
Mukavkıs, o
mektûbu okuyunca dedi ki:
(Seni
gönderen o zât Peygamber midir peki?)
O, (Elbette)
deyince, dedi ki: (Öyle ise,
Bir şeyi suâl
etmek istiyorum ben size.
Kavmi, ana
yurdundan Onu çıkardığında,
O, neden
onlar için hiç etmedi bedduâ?)
O, cevâben
dedi ki: (Îsâ Peygamber dahî,
Öldürülmek
istendi kavmince bizâtihî.
Yine Îsâ Nebî
de, o sıkışık ânında,
Bedduâ
etmemişti o kişiler hakkında.)
Bu cevâbı
beğenip, dedi: (Sen, bir hakîmsin.
Bir hikmet
sâhibinin yakınından gelirsin.)
Ve sordu ki:
(Ey Hatîb, o Peygamber ne diyor?
Yâni O,
insanları neye dâvet ediyor?)
Dedi:
(Peygamberimiz diyor ki insanlara:
Tek Allaha
inanın, o Allah tektir zîrâ.
Beş vakit
namâz kılıp, orucunuzu tutun.
Bir söz
verdiğinizde, o sözde elbet durun.)
Mukavkıs,
daha sonra dedi ki: (Bana esas,
Onun
şemâilinden bahseder misin biraz?)
“Hazret-i
Hatîb” dahî, bu istek üzerine,
Bir miktar
târif etti Resûl'ü kendisine.
Meğer
Resûlullahın evsâfını, o dahî,
Semâvî
kitaplarda okumuş bizâtihî.
Mukavkıs ricâ
etti: (Az daha anlat) diye.
Dedi: (Sadaka
almaz, kabûl eder hediye.
Aynaya nazar
eder ve tarar saçlarını.
Yanından hiç
ayırmaz tarak ve misvâkını.)
Mukavkıs
tasdîk etti sözlerini Hatîb’in.
Dedi ki: (Bir
Peygamber gelecektir ve lâkin.
Şam’dan
çıkacağını sanıyordum Onun ben.)
Dedi ve
mahrûm oldu îmân ve hidâyetten.
|