|
72 - HÂLİD BİN SAÎD
(Radıyallahü Anh)
HEMEN MÜSLÜMÂN OLDU
Henüz
başlamıştı ki islâm ilk yayılmaya,
Bir gün “Hâlid
bin Saîd” gördü şöyle bir rüyâ.
Cehennem
kenarında otururken bu kişi,
Babası, onu
itip düşürmek istemişti.
O anda
Resûlullah, yakalayıp belinden,
Kurtardı
kendisini Cehennem ateşinden.
Uyandı
uykusundan, ederek hem de feryât,
Ve dedi ki: (Vallahi
bu rüyâ bir hakîkat.)
Evden çıkıp
rastladı Hazret-i Ebû Bekr’e.
Rüyânın
tâbirini ona sordu ilk kere.
O dedi ki: (Bu
rüyân, elbette hakîkattır.
Allahü
teâlânın Peygamberi o zâttır.
Sen git Ona
tâbi ol, bu rüyâdaki gibi.
O, seni
Cehennemden kurtaracak tabii.)
Rüyânın
tesiriyle hemen “Hâlid bin Saîd”,
Gitti
Resûlullaha kaybetmeden hiç vakit.
Sordu ki: (Yâ
Muhammed, maksadın nedir senin?
Sen bu Kureyş
halkını neye dâvet edersin?)
Buyurdu: (Tek
Allaha çağırırım ben halkı.
Ki, aslâ o
Allahın yoktur eşi, ortağı.
Muhammed, o
Allahın kulu ve Resûlü'dür.
Bu taptığınız
putlar ne işitir, ne görür.
Kendisine
tapanla, tapmıyanı bilemez.
Hiçkimseye ne
fayda, ne de zarar veremez.
Bu taş
parçalarına edilmez hiç ibâdet.
İşte ben,
insanları ederim buna dâvet.)
Bunları
dinleyince “Hâlid” Resûlullahtan,
Şehâdeti
söyleyip, oldu hemen müslümân.
Lâkin onun
babası olan "Ebû Uhayha",
Kâfir olup,
düşmandı Peygamber ve Allaha.
Fecî hâlde
döverek “Hâlid hazretleri"ni,
Dedi ki:
(Terk et hemen Muhammedin dînini.)
O dedi ki: (Versen
de bana cefâ ve elem,
Hazret-i
Muhammed’in dînini terk edemem.)
Babası
sinirlenip, daha da oldu gaddâr.
Sopayla dövdü
onu, kırılıncaya kadar.
Evinin
mahzenine, aç susuz terkederek,
Dedi: (Vermiyeceğim
sana ekmek ve yemek.)
O dedi: (Nafakamı
kessen de, ne fark eder.
Hak teâlâ,
rızkımı elbette ihsân eder.)
Hastalandı
babası daha sonra âniden.
Lâkin
islâmiyyete olan adâvetinden,
Dedi: (Bu
hastalıktan kurtulursam ben şâyet,
Herkes
putlarımıza yapacaktır ibâdet.)
“Hâlid” bunu
duyunca, duâ etti Allaha:
(Yâ Rabbî,
kurtulmasın babam Ebû Uhayha!)
Duâsı kabûl
olup, kalkamadı yataktan.
Ve birkaç gün
içinde, öldü o hastalıktan.
|