ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

71 - HABBÂB BİN ERET (Radıyallahü Anh)

DEMİRDEN GÖMLEK

 

Habbâb ibni Eret” de, ilk îmân edenlerden.

Çok eziyet görürdü o dahî kâfirlerden.

 

“Ümmü Emmâr” adında birinin kölesiydi.

Bu kadın müşrik olup, onun efendisiydi.

 

Kimsesiz olduğundan hem de “Habbâb bin Eret”,

Müşrikler, kendisine yapardı çok eziyyet.

 

Soyup elbisesinden kâfirler bâzan onu,

Dikenle tararlardı, mübârek vücûdunu.

 

Bâzan "demirden gömlek" ona giydirirlerdi.

Güneşte, uzun zaman öyle bekletirlerdi.

 

Bâzan yassı taşları, güneşte kızdırarak,

Ve çıplak vücûduna kuvvetle bastırarak,

 

Derlerdi ki: (Dîninden dön acele ey Habbâb!

Sırf bizim putlarımız Lât ile Uzzâ’ya tap.)

 

O ise, “Lâ ilâhe illallah” deyip her an,

Hiç tâviz vermez idi dîninden îmânından.

 

Müşrikler, onun için bir gün ateş yaktılar.

Çıplak, sırtı üzeri ateşe yatırdılar.

 

O derdi ki: (Yâ Rabbî, görüyorsun hâlimi.

Kâfirler tarafına kaydırma sen kalbimi.)

 

Gündüzleri bu minvâl ezâ gören bu "Habbâb",

Gece, efendisinden görürdü ayrı azâb.

 

O dahî, bir demiri ateşte kızdırarak,

Dağlardı onu her gün, başına bastırarak.

 

Bir gün "Hazret-i Habbâb", Sevgili Peygambere,

Bu acıklı hâlini arz eyledi bir kere.

 

Gösterip başındaki yanık izlerini hep,

Müstecâb duâsını eyledi Ondan talep.

 

Resûl, çok üzülerek çektiği bu azâba,

Dedi ki: (Yâ ilâhî, yardım eyle Habbâb’a!)

 

Ânında kabûl oldu Onun bu temennîsi.

Bir derde yakalandı onun o efendisi.

 

Müşrikin habîs başı, şiddetle ağrıyordu.

Bunun ızdırâbıyla inleyip ağlıyordu.

 

Çâre bulamadılar bu başının derdine.

Nihâyet bir tânesi dedi ki kendisine:

 

(Ateşte kızdırarak bir demir parçasını,

Her gün dağlatacaksın o demirle başını.)

 

Çâresizlik içinde, "Habbâb"ı çağırarak,

Dedi: (Dağla başımı bir demir kızdırarak.)

 

Artık o, bir demiri her gün kızdırıyordu.

O kâfirin başına bastırıp dağlıyordu.

 

Bir gün de, bu sahâbî gitti “Âs bin Vâil”e.

Ondan, alacağını istedi ricâ ile.

 

O ise müşrik olup, şöyle dedi kininden:

(Vermem alacağını dönmez isen dîninden.)

 

Dedi: (Ben hayatta ve öldükten sonra dahî,

Bu din üzerindeyim, vazgeçemem Vallahi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan