ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

68 - MÛAZ BİN CEBEL (Radıyallahü Anh)

AMELLERİMİZ

 

Peygamber Efendimiz, bir hadîsleri ile,

Şöyle buyurmuşlardır "Muâz ibni Cebel"e:

 

Kulun, akşama kadar yaptığı amelleri,

Çıkarır gökyüzüne, hafaza melekleri.

 

Birinci kat semâya varınca, eğleşirler.

O semânın meleği, gelenlere şöyle der:

 

Alın bu amelleri, götürün yeryüzüne.

Ve çarpın siz bunları sâhibinin yüzüne.

 

Zîrâ din kardeşinin, yapardı gıybetini.

Ben, geçirmem buradan onun amellerini.”

 

Başka amellerinden alarak o melekler,

Birince gökten geçip, ikinciye gelirler.

 

İkinci kat semâda, vazîfeli bir melek,

Durdurur gelenleri, şunları söyliyerek:

 

Ey melekler, siz bunu götürün hemen geri.

Sâhibinin yüzüne çarpın bu amelleri.

 

Zîrâ o, bu işleri yaparken etti riyâ.

Ben, böyle amelleri çıkarmam yukarıya.”

 

Melekler, o kimsenin, başka amellerinden,

Alarak, yükselirler üçüncü göğe hemen.

 

Bu gökte de bir melek, durdurur gelenleri.

Der ki: “Bu amelleri alın da dönün geri.

 

Bu, büyük görüyordu kendini insanlardan.

Ben, bunun ameline geçit veremem buradan.”

 

Melekler, daha başka amelleri alırlar.

Üç semâyı geçerek dördüncüye varırlar.

 

Geçmek isterlerse de daha yukarılara,

Vazîfeli bir melek, şöyle söyler onlara:

 

“Alın bu amelleri, götürünüz geriye.

Geçirmem ben bunları buradan ileriye.

 

Zîrâ o, "Allah için" yapmıyordu ibâdet.

Kulların rızâsını almaya etti gayret.

 

Gâyesi, insanların methini kazanmaktı.

Kendini beğendirip, bir "dünyâlık" almaktı.

 

Rabbim emreyledi ki, böyle amelleri, sen,

Sakın geçirmiyesin yukarıya bu yerden.”

 

Yine "Muâz bin Cebel" şöyle rivâyet eder:

Hadîs-i şerîflerde buyurdu ki o Server:

 

(Ateş, nasıl odunu yaka yaka kül eder,

Alî’nin sevgisi de, günâhları temizler.

 

Ben ilmin şehriyim ve Alî de kapısıdır.

O, ilmi ümmetime, bir açıklayıcıdır.

 

Ve yine îmândandır ona sevgi, muhabbet.

Ona bakmak rahmettir, sevgisi de ibâdet.

 

Alî’nin sevgisinde birleşseydi eğer halk,

Rabbimiz, Cehennemi o zaman etmezdi halk.

 

Yer ve gök, kefesine konulsa terâzinin,

Buna rağmen îmânı, ağır gelir Alî’nin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan