|
68
- MÛAZ BİN CEBEL
(Radıyallahü Anh)
AMELLERİMİZ
Peygamber
Efendimiz, bir hadîsleri ile,
Şöyle
buyurmuşlardır "Muâz ibni Cebel"e:
Kulun, akşama
kadar yaptığı amelleri,
Çıkarır
gökyüzüne, hafaza melekleri.
Birinci kat
semâya varınca, eğleşirler.
O semânın
meleği, gelenlere şöyle der:
“Alın
bu amelleri, götürün yeryüzüne.
Ve çarpın siz
bunları sâhibinin yüzüne.
Zîrâ din
kardeşinin, yapardı gıybetini.
Ben, geçirmem
buradan onun amellerini.”
Başka
amellerinden alarak o melekler,
Birince
gökten geçip, ikinciye gelirler.
İkinci kat
semâda, vazîfeli bir melek,
Durdurur
gelenleri, şunları söyliyerek:
“Ey
melekler, siz bunu götürün hemen geri.
Sâhibinin
yüzüne çarpın bu amelleri.
Zîrâ o, bu
işleri yaparken etti riyâ.
Ben, böyle
amelleri çıkarmam yukarıya.”
Melekler, o
kimsenin, başka amellerinden,
Alarak,
yükselirler üçüncü göğe hemen.
Bu gökte de
bir melek, durdurur gelenleri.
Der ki:
“Bu amelleri alın da dönün geri.
Bu, büyük
görüyordu kendini insanlardan.
Ben, bunun
ameline geçit veremem buradan.”
Melekler,
daha başka amelleri alırlar.
Üç semâyı
geçerek dördüncüye varırlar.
Geçmek
isterlerse de daha yukarılara,
Vazîfeli bir
melek, şöyle söyler onlara:
“Alın bu
amelleri, götürünüz geriye.
Geçirmem ben
bunları buradan ileriye.
Zîrâ o, "Allah
için" yapmıyordu ibâdet.
Kulların
rızâsını almaya etti gayret.
Gâyesi,
insanların methini kazanmaktı.
Kendini
beğendirip, bir "dünyâlık" almaktı.
Rabbim
emreyledi ki, böyle amelleri, sen,
Sakın
geçirmiyesin yukarıya bu yerden.”
Yine "Muâz
bin Cebel" şöyle rivâyet eder:
Hadîs-i
şerîflerde buyurdu ki o Server:
(Ateş, nasıl
odunu yaka yaka kül eder,
Alî’nin
sevgisi de, günâhları temizler.
Ben ilmin
şehriyim ve Alî de kapısıdır.
O, ilmi
ümmetime, bir açıklayıcıdır.
Ve yine
îmândandır ona sevgi, muhabbet.
Ona bakmak
rahmettir, sevgisi de ibâdet.
Alî’nin
sevgisinde birleşseydi eğer halk,
Rabbimiz,
Cehennemi o zaman etmezdi halk.
Yer ve gök,
kefesine konulsa terâzinin,
Buna rağmen
îmânı, ağır gelir Alî’nin.)
|