ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

66 - MUS'AB BİN UMEYR (Radıyallahü Anh)

SÜRÛR SENESİ

 

Üseyyid’e sordu ki Sa’d bin Muâz hemen:

(O Mekkeli adamı kovdun mu o hâneden?)

 

Cevâbında dedi ki: (Gittim onun yanına.

Sözlerini dinleyip, çok hayrân oldum ona.

 

Bana, öyle hoş şeyler okudu ki yâ Sa’d!

Onların tesiriyle bir hoş oldum o sâat.)

 

Sa’d kalktı hışımla, vardı hemen o eve.

Girerek, çok hiddetle başladı söylenmeye.

 

Ve "hazret-i Mus’ab"a dedi ki: (Sen bana bak!

Bu diyârdan çekil git, yoksa fenâ olacak.)

 

Lâkin "Mus’ab bin Umeyr", onu, güler yüz ile,

Karşılayıp dedi ki: (Sâkin ol, otur hele.)

 

Gâyet nâzik olarak dedi: (Ey ibni Muâz!

İstersen gâyemizi eyliyeyim sana arz.

 

Sözlerimiz hoşuna gider ise, ne âlâ.

Aksi hâlde bu yeri terk ederiz pekâlâ.)

 

Bu yumuşacık sözler, onu sâkinleştirdi.

Dedi: (Ne okuyorsan bana da oku haydi.)

 

"Mus’ab", islâmiyyeti anlattı ona önce.

Sa’d çok duygulandı "Mus’ab"ı dinleyince.

 

Kalbinde, tatlı tatlı birşeyler oluyordu.

Sanki temiz bir şeyle kalbi yıkanıyordu.

 

Sonra Kur’ân okudu "Mus’ab" tatlı sesiyle.

Kendinden geçiyordu o, bunun tesiriyle.

 

Okuması bitince, dedi ki ona ilkin:

(Ne yapmam gerekiyor îmâna gelmek için?)

 

Kelime-i tevhîdi öğrendi sevinerek.

O da îmân eyledi şehâdet söyliyerek.

 

Sonra koştu evine ve aldı abdestini.

Topladı etrâfına cümle kabîlesini.

 

Üseyyid bin Hudayr’ı dahî alıp yanına,

Şöyle hitâb eyledi Eşhel oğullarına:

 

(Nasıl biliyorsunuz siz beni ey insanlar?)

Onlar, hep bir ağızdan şöyle cevapladılar:

 

Dediler: (Elbette sen, bizim reîsimizsin.

Canımızı istesen, veririz senin için.

 

Bize, ne emredersen getiririz yerine,

Sana mutlak tâbiyiz, muntazırız emrine.)

 

Dedi ki: (Öyle ise, olsun ki haberiniz,

Ben şimdi müslümânım, siz de îmân ediniz.)

 

O böyle söyleyince, bilcümle kabîlesi,

Hiç îtirâz etmeden, îmâna geldi hepsi.

 

Kırdılar putlarını, hem kendi elleriyle.

Çınladı yer gök o gün, hep "Tekbîr" sesleriyle.

 

Bu hâdiseden sonra, cümle Medîneliler,

"Evs" ve "Hazrec", tamâmen hep îmâna geldiler.

 

Buna, Resûlullah da pek çok sevindiğinden,

Sürûr senesi” dendi bu seneye bu yüzden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan