|
64
- SÂİD BİN ÂMİR
(Radıyallahü Anh)
NE İMİŞ KUSURLARI?
Sahâbe-i
kirâmın önde gelenlerinden.
Ve Hazret-i
Ömer’in ünlü vâlilerinden.
Hayber’den
îtibâren, sahâbenin gittiği,
Cenklerde,
Resûl ile savaştı arslan gibi.
Ve hazret-i
Ömer’in halîfelik devrinde,
Bulundu
senelerce, Humus vâliliğinde.
Öyle yapar
idi ki milletin hizmetini,
Sırf bunu
düşünmekten, unuturdu kendini.
Gâyet fakîr
olarak, zühd ile yaşıyordu.
Onun bu
durumunu görenler, şaşıyordu.
Halîfe Ömer
Fârûk, emretti bir kimseye:
(Humus
fakîrlerinin listesini yap!) diye.
Getirince,
baktı ve hayret etti bir hayli.
Zîrâ gelen
listenin başındaydı o vâli.
Humus’lular
dedi ki o zaman Halîfeye:
(Vâlimiz
kabûl etmez kimseden bir hediye.)
Halîfe Ömer
Fârûk vâli için bir ara,
(Kusûru
var mı?) diye sordu Humuslulara.
Dediler: (Ey
Halîfe, var bâzı kusûrları.
Müsâde
ederseniz arz edelim onları.
Hergün kuşluk
vaktinde gelir ancak işine.
Gece ise, hiç
çıkmaz milletinin içine.
Hafta sonu,
evinde kabûl etmez kimseyi.
Görüşmez
kimse ile, misâfir olsa dahî.
Sahâbeden "Hubeyb"i
hâtırladığı zaman,
Öyle çok
üzülür ki, bayılıp düşer o an.)
Dâvet etti
Halîfe yanına vâlisini.
Geldiğinde,
sorarak aldı ifâdesini.
Vâli, cevap
olarak dedi ki Halîfeye:
(Evet, kuşluk
vaktinde giderim vazîfeye.
Zîrâ zevcem
hastadır, yapamaz her hizmeti.
Ben yaparım
evimde her işi bizâtihî.
Geceleri,
evimden çıkmam millet içine.
Zîrâ gündüz
ayırdım, milletimin işine.
Gündüz yapmış
olduğum işlerimin, ekserî,
Muhâsebelerini yaparım geceleri.
Hafta sonu,
evime misâfir gelse bile,
Kabûl etmem
onları, görüşmem kimse ile.
Zîrâ tek
elbisem var, yıkarım hafta sonu.
Kuruyuncaya
kadar, beklerim evde onu.
"Hubeyb"in
ölümünü her hâtırladığımda,
Üzüntümden,
kendimi kaybederim ânında.
Zîrâ küffâr,
asarken o şehîd sahâbîyi,
Müşrikler
arasında bulunurdum ben dahî,
Mâni
olabilirdim belki de ben onlara.
Lâkin henüz
îmâna gelmemiştim o ara.)
Halîfe,
dinleyince bu mübârek vâliyi,
Buyurdu ki: (Ey
Saîd, bu hâllerin ne iyi.)
|