|
63
- SAFİYYE BİNTİ
ABDÜLMUTTALİP
(Radıyallahü Anhâ)
MELEKLER YIKADILAR
O Server’in
dünyâya teşrîfleri ânında,
Hazret-i
Âmine’nin, o an için yanında,
Üç hâtun var
idi ki, yardıma gelmişlerdi.
Onlar dahî, o
gece çok şeyler görmüşlerdi.
Abdurrahmân
bin Avf’ın annesi "Şifâ Hâtun",
Diyor ki:
(Ben de vardım, gecesinde doğumun.
Ne zaman ki o
Server teşrîf etti dünyâya,
Baktım ki,
doğar doğmaz başladı bir duâya.)
O Server’in
halası "Safiyye Hâtun" dahî,
Şöyle
anlatmaktadır o anı bizâtihî:
Ne zaman ki
dünyâya teşrîf etti o Server,
Etrâfı "Nûr"
kaplayıp, her yer oldu münevver.
Secde edip,
açıkça söyledi ki hem nâgâh:
“Lâ ilâhe
illallah ve innî Resûlullah.”
Doğduğunda,
Resûl'ü isteyince yıkamak,
Dendi: “Onu
gönderdik biz yıkanmış olarak.”
Göbeği
kesilmiş ve sünnet olmuş idi hem.
Doğar doğmaz,
Rabbine secde etti mukaddem.
Secdede,
hafif sesle bir şeyler söylüyordu.
Kulak verdim,
“Ümmetim! Ümmetim!” hep diyordu.
Benî Kureyzâ
denen yehûdîler de yine,
İhânet
eylediler, Hendek’te mü’minlere.
Saldırmazlık
akdini, tek yönlü feshederek,
Müşrik ordusu
ile anlaştılar giderek.
Gece baskını
için, bu hâin yehûdîler,
Küffârdan bin
kişilik kuvvet talep ettiler.
Savunmasız
kadın ve çocuklara, böylece,
Hücûm
edeceklerdi Medîne’de her gece.
Resûlullah,
anlayıp onların bu fikrini,
Derhâl
görevlendirdi beşyüz sahâbîsini.
Buyurdu: (Medîne’de
dolaşın sabaha dek.
Küffâra korku
salın, tekbîrler getirerek.)
Mücâhidler,
her gece devriye dolaştılar.
Ve "Tekbîr"
sesleriyle gökleri çınlattılar.
Şânlı
mücâhidlerin "Tekbîr" sedâlariyle,
Korkuya
kapıldılar yehûdîler hâliyle.
Yine şehre
sızarak on kadar yehûdîler,
“Hazret-i
Safiyye”nin bahçesine girdiler.
İçerde "Kadınlar"
ve "Çocuklar" vardı yalnız.
Önce eve ok
atıp, eylediler râhatsız.
O Server’in
halası “Safiyye Hâtun”, hemen,
Erkek
kıyâfetine bürünüp çıktı evden.
Kalınca bir
odunu alarak bir eline,
Arkasından,
şiddetle indirince birine,
Kâfir, kanlar
içinde yere düştü âniden.
Daha sonra
bıçakla, başını kesti hemen.
Onu "Erkek"
zannedip o nâmert yehûdîler,
Korkup,
alelacele orayı terkettiler.
|