ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

63 - SAFİYYE BİNTİ ABDÜLMUTTALİP (Radıyallahü Anhâ)

ÎTİRÂZ EYLEME!

 

Bu hâtun, halasıdır Hazret-i Peygamberin.

Annesidir hem dahî sahâbeden Zübeyr’in.

 

Oğlu ile birlikte, îmâna geldi bir gün.

Hicret etti sonra da, emri ile Resûl'ün.

 

Îmânları kuvvetli olmuştu evlâdiyle.

Hizmet etti islâma, hem de kadın hâliyle.

 

Bir gün Ebû Leheb'in, çıkarak karşısına,

Dedi ki: (Ey kardeşim, yakışır mı bu sana?

 

"Muhammed-ül emîn"e hor, hakîr bakıyorsun.

Onun nübüvvetine niçin inanmıyorsun?

 

Vallahi hep âlimler diyorlar ki şimdiden,

Bir "Peygamber" gelecek bugünlerde Kureyş’ten.

 

O Nebî işte budur, gel, eyleme îtirâz.

Îmân eyle sen dahî, var ise aklın biraz.)

 

Hazret-i Safiyye”nin dâvetine karşılık,

Yine îmân etmeyip, küfürde kaldı artık.

 

Resûl'ün vâlidesi Âmîne Hâtun ile,

Safiyye”nin annesi, kardeşti birbiriyle.

 

Yâni "Safiyye Hâtun" hem baba, hem anneden,

Akrabâ oluyordu Peygambere önceden.

 

Hâtun iken, cenklere katılırdı yine de.

Ve lâkin "Uhud" günü kalmıştı Medîne’de.

 

Hassân ibni Sâbit’in köşkünde bulunurken,

Sokulmak istediler yehûdîler gizliden.

 

Hattâ köşkün dibine, göndererek birini,

Dinlemek istediler, ne olup bittiğini.

 

"Safiyye", onu görüp, pencereyi açmadan,

Seslendi ki: (Ey Hassân, öldür şunu kaçmadan!)

 

Lâkin o, sakat idi, özürlüydü bacağı.

Kendisi, bir kalası kapıp indi aşağı.

 

Yehûdînin başına indirdi birdenbire.

Müşrik, "Ölü" olarak devrildi hemen yere.

 

Sonra da, kılıcını asarak omuzuna,

Cenk etmek maksadıyla, düştü "Uhud" yoluna.

 

O sırada Uhud’da karışmıştı cenk yeri.

Sahâbe, şaşkınlıktan çekildiler az geri.

 

İşte "Safiyye Hâtun" yetişti tam o ara.

Kılıcını sıyırıp, hücûm etti küffâra.

 

Bir yandan da eshâba cesâret veriyordu.

(Ey mü’minler toplanın, dağılmayın!) diyordu.

 

Peygamber Efendimiz, çağırarak Zübeyr’i,

Buyurdu ki: (Annene söyle de, çıksın geri.

 

Zîrâ vâkıf olursa Hamza’ya yapılana,

Dayanamaz, kederden halel gelir aklına.)

 

Onun bu şecâati, destân oldu dillere.

Bu güzel hâlleriyle, taht kurdu gönüllere.

 

Yetmiş üç yaşındayken vefât etti mübârek.

Hayâtı, nesillere oldu güzel bir örnek.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan