ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

58 - MİKDÂD BİN ESVED (Radıyallahü Anh)

ÎMÂNLA ŞEREFLENDİ

 

Vaktâ ki Resûlullah düşmanların şerrinden,

Medîneye yerleşti, çıkıp Mekke şehrinden.

 

Sonra haber gönderdi hem Hazret-i Alî’ye:

(Eşyâlarımı alıp, Medîne’ye gel!) diye.

 

Hazret-i Peygamberden alır almaz bu emri,

Müşriklere, açıkça bildirdi bu haberi.

 

Dedi ki: (Medîne’ye gideceğim yârın ben.

Bir şey diyecekseniz, söyleyin ben gitmeden.)

 

Müşrikler, başlarını aşağı indirdiler.

Korkudan, bir kelime cevap veremediler.

 

Lâkin hazret-i Alî, yükleyip eşyâları,

Giderken, karşısına çıktı Kureyş küffârı.

 

Dediler: (Gidemezsin, geri dön yüklerinle.

Yoksa pişmân olursun, cenk ederiz seninle.)

 

Derhâl hazret-i Alî, devesinden inerek,

Yürüdü üstlerine, hiddetle kükreyerek.

 

O zaman korku düştü kalplerine onların.

Dört yana kaçışarak, oldular darmadağın.

 

Allah arslanı Alî, binip yine deveye,

Yola devâm ederek yürüdü ileriye.

 

Sonra çıktı önüne, “Mikdâd” adında biri.

Kılıcını çekerek, dedi: (Hemen dön geri!)

 

İndi yine deveden, yürüdü üzerine.

Bir hamlede yıkarak, çıktı göğsü üstüne.

 

Ve lâkin öldürmeyip, islâma etti dâvet.

O dahî kabûl edip, nasîb oldu hidâyet.

 

Büyük bir bahadırı oldu müslümânların.

Hem de büyüklerinden oldu cümle eshâbın.

 

Yine islâm ordusu ve şerefli Peygamber,

"Bedir"e yaklaşınca, aldılar ki bir haber,

 

“Mekkeliler, büyük bir ordu kurmuş bu ara,

Bedir’e geliyorlar kervanı kurtarmaya.”

 

Sevgili eshâbını toplayıp Resûl hemen,

İstişâre eyledi hiç vakit geçirmeden.

 

Peygamber Efendimiz, önce muhâcirîne,

Sordular: (Bu husûsta, uygun olan sizce ne?)

 

Hazret-i Ebû Bekir, hem de Hazret-i Ömer,

(Bu düşman ordusuyla çarpışalım) dediler.

 

Sonra "Mikdad bin Esved" dedi: (Yâ Resûlallah!

Onu yerine getir, ne emrettiyse Allah.

 

Sen nerede olursan, orada biz de varız.

Biz senin, bir an bile yanından ayrılmayız.

 

Allah ve Resûlü'nün yollarında hem dahî,

Canımız ve başımız fedâ olsun Vallahi.

 

Hazırız her emrini yapmak için burada.

Anam, babam ve canım olsunlar sana fedâ.)

 

Ferahladı o Server onun bu sözlerinden.

Hayır duâ eyledi bu sahâbîye hemen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan