ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

55 - ÜSÂME BİN ZEYD (Radıyallahü Anh)

RESÛLULLAH HASTALANDI

 

Olmuştu ki hicretin onbirinci senesi.

Ve Safer yirmialtı, günlerden Cumartesi,

 

Buyurdu Resûlullah cümle sahâbîlere:

(Bir ordu hazırlansın çıkmak için sefere!)

 

Hazret-i Üsâme”yi çağırıp huzûruna,

kumandân tâyin etti, sahâbe ordusuna.

 

Buyurdu: (Ey Üsâme, çık Allahın ismiyle.

Yürü islâm dînini yüceltmek gâyesiyle.

 

Şam’a ve Filistin’e, oradan Darum’a git.

Baban, o topraklarda olmuştu zîrâ şehîd.

 

Allahın izni ile, git de o topraklara,

Çiğnet o zâlimleri, develerle atlara.

 

Varacağın yerlere, öyle hızlı ve serî,

Git ki, geleceğinden olmasın haberleri.)

 

Sonra, kendi eliyle sancağı bağladı ve,

Hazret-i Üsâme”ye verip çıktı minbere.

 

Buyurdu: (Üsâme’nin babası olan Zeyd’i,

Hepiniz bilirsiniz, çok iyi bir kimseydi.

 

Nasıl kumandânlığa, o, çok lâyık idiyse,

Yine benim katımda, o nasıl sevgiliyse,

 

Oğlu Üsâme dahî, emîrliğe lâyıktır.

Onun dahî katımda, büyük değeri vardır.)

 

Üsâme”, ordusuyla vardı “Cürf” menziline.

Eshâbın büyükleri tâbiydi kendisine.

 

Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer, Osmân,

"Hazret-i Üsâme"nin emrindeydi o zaman.

 

Üsâme hazretleri, çıkmak için sefere,

Geldi Resûlullaha vedâ etmek üzere.

 

Vedâlaşıp, ordunun başına geçti hemen.

Gazâya çıkmak için harekete geçerken,

 

Annesi tarafından, kendisine bir haber,

Geldi ki, “Şu sırada hastalandı Peygamber.”

 

Takvimler "Yirmisekiz Safer"i gösterirken,

Sıtmaya yakalandı Resûlullah âniden.

 

Bu haberi alınca, "Üsâme" hazretleri,

Ziyâret etti tekrar evinde o Server’i.

 

Abdullah ibni Mes'ûd anlatır ki: O günde,

Bâzımız toplanmıştık o Server’in önünde.

 

Bize bakıp, o kadar ağladı ki hüznünden,

Akardı gözyaşları, mübârek nûr yüzünden.

 

Sonra buyurdular ki: (Merhabâ ey eshâbım!

Sizi, her sıkıntıdan hıfz eylesin Allahım.

 

Rızkınıza bereket ve hayır versin size.

Hepimiz bir gün elbet, döneriz Rabbimize.)

 

Dedik: (Yâ Resûlallah, ne için hazretiniz,

Eceliniz yaklaşmış gibi söz edersiniz?)

 

Buyurdu: (Vedâ vakti yaklaştı bu dünyâya.

Artık yakın olurum Allahü teâlâya.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan