ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

52 - SÜHEYL BİN AMR (Radıyallahü Anh)

MECBÛREN ANLAŞTILAR

 

"Hudeybiye" gününde, bindörtyüz mücâhid er,

Söz verip, bîat etti Resûlle birer birer.

 

Dediler: (Biz hepimiz, muntazırız emrine.

Bize ne emredersen, getiririz yerine.

 

Düşman ile çarpışıp, ya Mekke’yi alırız,

Yâhut da bu uğurda tek tek şehîd oluruz.)

 

Resûle, bu şekilde söyleyip birer birer,

Ölmek var, dönmek yoktur” diyerek söz verdiler.

 

Sonra, kılıçlarını çekerek kınlarından,

İşâret beklediler Resûl-i kibriyâdan.

 

Ve lâkin bu esnâda, islâm karargâhını,

Gözetliyen câsuslar, tesbît etti bu ânı.

 

Gelip haber verdiler Kureyş müşriklerine.

Bu sebepten hepsinin, korku düştü içine.

 

O gece, müşriklerden, elli kadar atlılar,

İslâm askerlerine âniden saldırdılar.

 

Ve lâkin nöbetçiler, verdiler derslerini.

Kıskıvrak yakalayıp, bağladılar hepsini.

 

O zaman o müşrikler, anladı ki böylece,

Müslümânlar hazırlar savaşa gün ve gece.

 

Kendi aralarında istişâre yaparak,

Dediler ki: (Şart oldu Muhammedle andlaşmak.)

 

Ve hemen “Süheyl ibni Amr”ın başkanlığında,

Bir elçi heyetini gönderdiler ânında.

 

Peygamber Efendimiz, Kureyş elçilerini,

Kabûl edip, dinledi, arzu isteklerini.

 

Elçiler dediler ki: (Tutup hapsettiğiniz,

Bizim o askerleri salmanızı isteriz.)

 

Peygamber Efendimiz buyurdu ki cevâben:

(Benim eshâbımı da, siz tuttunuz esâsen.

 

Siz benim eshâbımı salmazsanız eğer ki,

Ben de, o esîrleri bırakmam elbette ki.)

 

“Süheyl” cevap verdi ki: (Doğrudur, haklısınız.

Bize, adâletli ve insâflı davrandınız.)

 

Ve "hazret-i Osmân"la, on kadar sahâbînin,

Bırakılmalarını sağladı hemen ilkin.

 

Ve bunun üzerine, o Sevgili Peygamber,

O esîr müşrikleri derhâl salıverdiler.

 

Sonra, o elçilerle konuşmalar yapıldı.

Nihâyet netîcede, andlaşmaya varıldı.

 

O gün, müslümânlarla müşrikler arasında,

Antlaşma yapılması, çok mühimdi aslında.

 

Zîrâ müslümânların bir "Devlet" olduğunu,

Onlar da kabûl etmiş, tasdîkliyordu bunu.

 

Bu, müslümânlar için bir "Zafer"di esâsen.

Bunu, o müşrikler de kabûl etmişti zâten.

 

Sıra, yazılmasına gelmişti sözleşmenin.

Kâtip, "hazret-i Alî" seçildi bunun için.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan