ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

49 - HAZRET-İ UKÂŞE (Radıyallahü Anh)

BENİ NASIL BULDUNUZ?

 

Hicretin onbirinci yılının sonlarında,

Cibrîl aleyhisselâm geldi Resûlullaha.

 

Kur'ânı, baştan sona etti Ona kırâat.

Bir değil, iki defâ okudu o gün fakat.

 

Önceki senelerde geldiğinde Cebrâil,

Bir defâ okuyordu hâlbuki iki değil.

 

Cibrîl-i emîn ile, Resûle cenâb-ı Hak,

O gün "Nasr sûresi"ni gönderdi son olarak.

 

Rabbimiz, bu âyette buyurdu ki meâlen:

(Sana zafer ve yardım geldiğinden Rabbinden,

 

Görürsün ki, insanlar, Allahü teâlânın,

Dîni olan islâma girerler akın akın.)

 

Peygamber Efendimiz, hazret-i Cebrâilden,

Bu âyeti dinleyip, buyurdular ki hemen:

 

(Yâ Cebrâil, şu anda öyle ki benim zannım,

Yaklaştı bu dünyâya artık vedâ zamanım.)

 

Cibrîl aleyhisselâm cevâben bu sözüne,

Bir âyet-i kerîme okudu kendisine.

 

Rabbimiz bu âyette şöyle buyurmaktadır:

(Âhiret, senin için dünyâdan hayırlıdır.)

 

Peygamber Efendimiz, Medînede bulunan,

Sahâbeyi, mescide dâvet etti o zaman.

 

Bir hutbe okudu ki, onu dinliyenlerin,

Ağlayıp, gözlerinden yaş aktı her birinin.

 

Buyurdu: (Ey insanlar, sizin Peygamberiniz,

Olarak, beni nasıl buldunuz, söyleyiniz.)

 

Cümle eshâbı kirâm dedi: (Cenâb-ı Allah,

Bol bol hayırlar versin sana yâ Resûlallah!

 

Çünkü sen, bizim için şefkatli baba idin.

Ve yine yol gösteren bir ağabey gibiydin.

 

Allahü teâlânın sana lütfeylediği,

Peygamberliğin ile bu şerefli teblîği,

 

Hakkı ile yerine getirdin hiç şüphesiz.

Ve bize, bu teblîği tam yaptın, biz şâhidiz.

 

Güzel nasîhatinle, bizi, Allah yoluna,

İslâma dâvet ettin, şâhidiz bizler buna.

 

Allahü teâlâ da, bu yaptığına senin,

En iyi karşılıklar sana ihsân eylesin.)

 

Sonra da hitâb edip sevgili eshâbına,

Buyurdu: (Ey mü'minler, şimdi Allah aşkına,

 

Kimin bende bir hakkı var ise, gelip alsın.

Bu dünyâda alsın ki, âhirete kalmasın.)

 

Resûlullah, ikinci ve üçüncü defâlar,

Bu dâveti, üç defâ yine tekrarladılar.

 

O sırada birisi, ayağa kalktı hemen.

"Hazret-i Ukâşe"ydi bu kişi sahâbeden.

 

Çok yaşlı, pîr-i fânî idi ki hem de bu zât,

Peygamber-i zîşânın yanına vardı bizzât.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan