ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

48 - RÂFİ BİN HADÎC (Radıyallahü Anh)

BEN DE ŞEHÎD OLACAĞIM

 

"Uhud"a, tekbîrlerle gitti islâm ordusu.

Vardı her sahâbîde "Şehîd olma" arzusu.

 

Yolda, bir birlik ile karşılaştılar bir an.

Altıyüz kişi idi bunlar yehûdîlerden.

 

Ganîmet dâvâsında olan bu yehûdîler,

Resûl'ün ordusuna katılmak istediler.

 

Peygamber Efendimiz, suâl etti eshâba:

(Bu kişiler müslümân olmuşlar mı acabâ?)

 

(Hayır yâ Resûlallah) diyerek edince arz,

Allahın Sevgilisi buyurdu: (Hayır, olmaz.

 

Geri dönmelerini söyleyiniz onlara.

Küffârın yardımını istemeyiz biz zîrâ)

 

O gün akşama kadar, durmadan yol aldılar.

Şeyhayn denilen yerde, durup konakladılar.

 

Mücâhidler buraya gelmişti yorgun hâlde.

Geçirmek istediler geceyi bu mahâlde.

 

Resûlullah orada, teftîş etti erleri.

Gördü çocuk yaştaki birçok sahâbîleri.

 

Kavuşabilmek için "Şehîdlik" rütbesine,

Onlar da katılmıştı bu ordunun içine.

 

Bunların arasında, "Râfi' bin Hadîc" vardı.

"Büyük" görünmek için bir çâreler arardı.

 

Ayak parmaklarının ucunda yükselerek,

Küçük olmadığını istiyordu göstermek.

 

Resûlullah farkedip, onu da "Küçük" diye,

Göndermek isteyince oradan Medîneye,

 

Biri, (Yâ Resûlallah, Râfi iyi ok atar.)

Deyince, onu dahî almaya verdi karar.

 

O, cenge katılmayı istiyordu pek içten.

Resûl kabûl edince, uçtu artık sevinçten.

 

İslâm düşmanlarıyla o da savaşacaktı.

Netîcede ya "Şehîd", ya "Gâzi" olacaktı.

 

Bir çocuk, gördü onun kabûl edildiğini.

O da gelip, Resûle arz etti dileğini.

 

O da, bu maksat ile yanardı için için.

Düşünüp, çâresini şöyle buldu bu işin.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, ben büyüğüm Râfi'den.

Zîrâ yenebilirim güreşte onu hemen.

 

İstersen, ikimizi güreştiriniz derhâl.

Eğer onu yenersem, beni de orduya al.

 

Ben de gelip, düşmanla çarpışmak istiyorum.

Zîrâ şehîd olmayı çok arzu ediyorum.)

 

Peygamber Efendimiz, tebessüm buyurdular.

Onları güreştirip, kendi hakem oldular.

 

Netîcede bu çocuk, gâlip geldiği için,

Peygamber Efendimiz, ona da verdi izin.

 

Korumaları için Medînedekileri,

Diğer çocukları da, gönderdi sonra geri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan