|
46 - AMR BİN ÜMEYYE
(Radıyallahü Anh)
BEKLENEN PEYGAMBER
Peygamber
Efendimiz, istedi ki nihâyet,
Dünyânın her
yerine yayılsın islâmiyyet.
İnsanlar îmân
edip ve müslümân olsunlar.
Cehennem
azâbından böylece kurtulsunlar.
Zîrâ O, "Rahmeten
lil âlemîn"dir ki mutlak,
Geldi bütün
âleme, yalnız rahmet olarak.
Çevre
hükümdârlara, işte bu maksat ile,
Birer mektup
yazarak, gönderdi eshâbiyle.
İslâma dâvet
etti mektuplarla onları.
Seçkin
sahâbîlerle gönderdi mektupları.
"Amr ibni
Ümeyye"yi tensîb edip bu işe,
Gönderdi
Habeşistân meliki "Necâşî"ye.
O, mektûbu
alarak koyuldu yola hemen.
Vardı
Habeşistâna fazla vakit geçmeden.
Resûl'ün
mektûbuyla o içeri girince,
Melik,
tahtından inip, tevâzû etti nice.
Hürmet ile
öperek Resûl'ün mektûbunu,
Yüz ve gözüne
sürüp, okuttu hemen onu.
Mektup, "Besmele"
ile başlıyordu ilk önce.
Onu
müteâkiben yazılmıştı şöylece:
(Allahın
Resûlü'nden, Habeş hükümdârına.
Selâm olsun
Allahın îmânlı kullarına.
Ey melik,
selâmette olmanızı dilerim.
Sana
nîmetlerinden, Allaha hamdederim.
"Allahü
teâlâ"dan başka bir ilâh yoktur.
Herşeye
gücü yeten, hakîkî ilâh O'dur.
Şehâdet
ederim ki, "Âdem"i Hak teâlâ,
Nasıl yarattı
ise kudretiyle evvelâ,
"Hazret-i
Îsâ"yı da, hiç babasız olarak,
Yine kudreti
ile yarattı cenâb-ı Hak.
Ey hükümdâr,
ben seni, hiç ortağı olmıyan,
"Allah"a
inanmaya çağırıyorum şu an.
Benim bu
dâvetime, sen de eyle icâbet.
Yalnız Hak
teâlâya yap kulluk ve ibâdet.
Ben, Allah
tarafından gelen bir Peygamberim.
O'na îmân
etmeye, seni dâvet ederim.)
Hükümdâr, bu
mektûbu edeb ile dinledi.
"Şehâdet"i
getirip derhâl îmân eledi.
Bu bahtiyâr
hükümdâr, vaktâ ki etti îmân,
Hemen bu
îmânını herkese etti îlân.
Daha sonra
dedi ki: (Yemîn ederim ki ben,
O, Allah
tarafından Resûldür hakîkaten.
Ve yemîn
ederim ki, o zât, ehl-i kitâbın,
Beklemekte
olduğu Peygamberdir bi hakkın.
İmkânım olsa
idi, giderek bin zevk ile,
Şereflenmek
isterdim mübârek hizmetiyle.)
|